Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çağ" in Turkish

ad

  1. zaman parçası, vakit.

  2. başı ve sonu belli olup bir özellik taşıyan zaman parçası.

    • Sömürgecilik çağı artık kapanmıştır
  3. tarihte türlü olayların belirmesi ya da sona ermesi göz önünde alınarak saptanmış ilkçağ, ortaçağ, yeniçağ ve yakınçağ gibi büyük zaman bölümlerinin her biri.

    • Tarih dersinde bütün çağların özelliklerini öğrenebilirsiniz
  4. insan yaşamının çocukluk, gençlik, yaşlılık gibi dönemlerinden her biri.

    • Bizim gençlik çağımızda sinema bile yoktu
  5. bir şeyin elverişli, uygun zamanı.

    • Her şey çağında değerlidir
  6. bir katmanın oluştuğu süre.

  7. yaş.

    • Öyle bir yâr sevmişim ki/On üç, on dört çağlarında. (Halk Türküsü)
  8. eskimek, gözden düşmek ya da elverişli zamanı geçmiş olmak.

  9. yaşlanmak.

    • Kadın, çağı geçince evde kalır