Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ödemek" in Turkish

unknown

  1. bir alışveriş ilişkisinde, alınan şeyin bedelini satıcıya vermek.

  2. ödünç alınan parayı ya da mal olarak alınarak borçlanılan şeyin bedelini alacaklıya vermek, borcu yerine getirmek.

  3. yol açtığı bir zararı, bedelini vererek, karşılamak.

  4. (bir iş, bir kuruluş) kendisi için harcanılan, yatırılan parayı çıkartmak.

    • Dükkân bir yılda kendini ödedi
  5. bir şeye özveriyle, zahmetler çekerek kavuşmak.

    • Bu evi alın terimle ödedim
  6. yapılan bir iyiliğin, bir kötülüğün, bir işin karşılığını vermek.

    • Bize yaptıklarını ödemek için sen de çok çekeceksin