Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ölçü" in Turkish

ad

  1. bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş olan birimlerden birine göre oranlayarak, ölçerek değerlendirme.

  2. bir niceliği değerlendirmede, ölçmede kullanılan birim, ölçme birimi; örneğin metre, litre, kilogram vb. birer ölçüdür.

  3. ölçme sonucu bulunan rakam.

    • Perde için pencerenin ölçüsü gerekli
  4. belirlenmiş boyut.

    • ör. Vücut ölçünü bir yere
  5. aşırılıktan uzak olma durumu, ılımlılık.

    • Davranışlarda ölçü önemlidir
  6. değer.

    • Artık ölçüler mi değişti dersin, kimse birbirini çekemiyor
  7. ölçüt.

  8. bir ezginin eşit bölümlere bölünüşü.

  9. koşukta, her dizenin öteki dizelerle hece, durak sayısı ya da hecelerin açıklık kapalılık, uzunluk kısalık yönünden denkliği.

  10. yapılacak bir şeyin, üzerinde kullanılacağı nesneye uygunluğunu sağlayabilmek için o nesneyi ölçmek.

  11. (terzi) giysi dikeceği bir kimsenin vücut ölçülerini saptamak.