Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "öz" in Turkish

ad

  1. bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, kendi.

    • Herkes özünü düşünür
  2. bir şeyin ana öğesi.

    • İşin özüne inmek aklına gelmiyordu
  3. bir şeyin en güçlü ya da kıvamlı bölümü.

    • Meyve özünü sulandırıp meyve suyu olarak içti
  4. bitkilerin kök, gövde ve dallarının ortasında boydan boya bulunan, gevrek, hafif ve genellikle yumuşak bölüm.

    • Ağacın çürüğü özünde olur
  5. çıbanın içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.

  6. ➽içerik.

  7. özet.

    • İşi öz olarak anlatıvereyim
  8. varlığın aslını kuran temel özellik, bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendine özgü biçimi.

  9. bir olgunun kökenini, yapısını ve gelişme eğilimlerini belirleyen en derin, en değişmez özelliklerinin ve ilişkilerinin tümü.

  10. kendi, kendi kendini ya da “özlü<sup>4</sup>” anlamında bileşik sözcükler oluşturur: özeleştiri, özdeyiş gibi.