Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "adım" in Turkish

ad

  1. yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.

  2. (uzunluk ölçüsü olarak) bir ayak atışıyla alınan yol; bu uzunluk yaklaşık 75 santimetre kabul edilir.

    • Odanın boyu beş adımdı
  3. bir işe girişme.

    • İlk adım önemlidir, arkası gelir
  4. ayakta temel duruştan, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar ara ile yer değiştirmesi.

  5. bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.

  6. (teknik) iki dişli arasındaki aralık.

    • Vidayı iki adım daha sıkıştırmak gerekiyor
  7. çok yavaş olarak, ağır ağır.

    • Yol buzluydu, adım adım ilerleyebildik
  8. (bir yerin) her yanını, her yönünü, her yerini.

    • Ankara’yı adım adım bilirim
  9. sürekli ve ısrarlı bir biçimde.

    • Gazeteciler bakanı adım adım izliyor
  10. yürümek için bir ayağını öne doğru uzatıp yere basmak.

    • Adam birkaç adım attı, yığıldı
  11. bir işi yapmaya girişmek.

    • Bu işe adım attık, sonu gelecektir
  12. ilerlemek.

    • Demokraside her gün yeni bir adım atmak için çalışmalıyız