Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "akın" in Turkish

ad

  1. ele geçirme hazırlığı olarak, genellikle tedirgin etme, yıldırma, yağmalama biçiminde uygulanan, düşman topraklarına toplu halde ve ansızın, beklenmedik bir zamanda yapılan baskın.

    • Osmanlı’da uçbeyleri sık sık akınlar düzenlerdi
  2. bu biçimde gerçekleştirilen savaş hareketi.

    • Düşmanın akını durduruldu
  3. ardı ardına ve arkası kesilmeyen bir biçimde geliş.

    • Ucuzlukta müşteri akını başladı
  4. ayaktopu, sepettopu gibi kimi oyunlarda, sayı yapmak ereğiyle, karşı takım alanına doğru genellikle çok oyuncuyla girişilen eylem.

    • Sağdan bir akın geliştiren Fener, gole gidemedi
  5. kalabalıklar, yığınlar halinde gitmek, üşüşmek.

    • Halk denize akın etti
  6. düşman topraklarına baskın biçiminde saldırmak.

    • Ordu sık sık akın etmekte, düşmanı yıldırmaktaydı