Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "azmak" in Turkish

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. davranışları alışılmışın dışına çıkmak, kötülüğünü, yaramazlığını, taşkınlığını artırmak.

    • Sınıf iyice azınca öğretmen kızdı
  2. (deniz, ırmak) dalgası artmak, kabarmak, akıntısı artmak, taşmak, coşmak.

    • Sakarya azmıştı, kıyılarını dövüyordu
  3. yoldan çıkmak, ahlakı bozulmak.

    • Cebi para görünce azmak, bizim insanımıza vergidir
  4. (hastalık, yara) etkinliğini artırmak, ilerlemek, tehlikeli bir duruma gelmek.

    • Çıban iyice azdı
  5. (rüzgâr, yağmur, dolu vb.) yeğinliğini artırmak, hızlanmak.

    • Fırtına azdıkça azdı
  6. (bitki) ölçüsüz derecede büyümek, çok gelişmek.

    • Sardunya azdı, saksısını değiştirmeli
  7. cinsel istekleri çok artmak.

    • Mart gelince kediler azar
  8. (hayvan) iki ayrı ırkın birleşmesinden doğmak.

    • Katır, azmışa bir örnektir
  9. belalı bir kimsenin hakkından ondan daha belalı biri gelir.

  10. azgınca çiftleşme isteklisi erkeğe kızgınca çiftleşme isteklisi kadın yaraşır.