Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "baskı" in Turkish

ad

  1. bir şey üzerine güç kullanma işi.

    • Pamuğu azıcık bir baskıyla çuvala teptik
  2. bir maddeyi sıkıp ezmekte kullanılan araç.

  3. kalkmasın, kımıldamasın diye bir maddenin üzerine konulan herhangi bir ağırlık.

    • Peynirin üzerindeki baskı kaldırılınca kalıplar göründü
  4. dikişte, giysinin kenarını içe kıvırıp dikme işi.

    • Bluzun bir tek baskısı kaldı
  5. bir kitabın, derginin, gazetenin vb. basılış biçimi ya da durumu.

    • Kitabın baskısı güzel olmuş. Gazete baskıya geçti
  6. basılı bir şeyin bası sayısı.

    • Dergimizin baskısı beş bindi
  7. bir yapıtın her bir basılışı, bası.

    • Bu, kitabın ikinci baskısı olacak
  8. işlenecek bez üzerine çiçek ve benzeri bir motifi özel bir kalıpla basma işi.

  9. yönetici gücün, hak ve özgürlükleri sınırlayarak kişileri zor altında tutma eylemi.

    • Kral, baskıyı artırmıştı
  10. kişinin, belirli ruhsal etkinliklerini bilincinin altına itmesi ya da bunların bilince çıkmasını önleme durumu.

    • Kimi duygularımızı baskıya alırız, bastırırız
  11. karşı takım oyuncularının hareketlerini ve iyi sonuç almasını önlemek ereğiyle uygulanan yakın savunma türü.

    • Sporcularımız baskıyı artırdıkça, hasımları şaşırıyordu
  12. (bir yapıt) yeniden basılmak.

    • Romanı üç baskı yaptı
  13. birini, bir işi yapmak için sıkıştırmak.

    • Seçimde halka baskı yapmak sonuç vermedi