Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "bayrak" in Turkish

ad

  1. bir ulusun birliğini simgeleyen, belli bir topluluğun ya da bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimi özel olarak tasarlanmış, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan ve genellikle bir göndere çekilen, bir yere asılan kumaş.

    • Türk bayrağı, kırmızı zemin üstüne beyaz ay ve yıldızdan oluşmuştur
  2. bir alanda öncülük eden, o alanda önder durumunda olan kimse.

    • Atatürk, dilimizin özleştirilmesinde de bayrak olmuştur
  3. bir şeyi simgeleyen şey, simge.

    • ör Bir ozan, “Türkçem, benim ses bayrağım” demiştir
  4. Anadolu’nun kimi yerlerinde, ekin biçilirken, biçilemeyerek geride kalan yer.

    • Veli tarlada çok bayrak bırakmış
  5. gönüllü asker toplamaya girişmek.

  6. ayaklanmak, başkaldırmak.

    • Öğrenciler bayrak açmak üzereydi ki, havayı yumuşattık
  7. herkesi ülkü çevresinde toplanmaya çağırmak, bir ülküye önderlik etmek.

    • Ben bir bayrak açtım, isteyen katılır
  8. yüz bulup şımarmak.

    • Bizim kız iyice bayrak açtı
  9. ucunda bayrak olan sopayı bir yere saplamak.

    • Dağcılar doruğa bayrak diktiler
  10. tarladaki bütün ekinleri biçip geriye bir tutam ekin bırakmak yoluyla biçim işinin bittiğini belirtmek.

  11. bayrak çekilen uzun direk.

  12. gemilerde güvertenin en uzun direği.