Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "bomba" in Turkish

Etymology

İtalyancadan

Phonetics

.’.

ad

  1. içi patlayıcı, yıkıcı, yakıcı ve yanıcı maddelerle doldurulmuş, genellikle madeni küre biçiminde, türlü büyüklükte, bir ateşleme düzeneği bulunan, canlı ve cansız hedeflere atılan, patlayıcı, ateşli silah.

  2. bomba biçiminde, kalın demirden yapılmış, basınca dayanıklı kap.

  3. cinsel çekiciliği olan, çok güzel (kadın, kız).

  4. uyuşturucu hap.

  5. (kadında, kızda) göğüs, meme.

  6. şaşırtıcı haber ya da bilgi.

  7. çok iyi, gösterişli, sağlam, gözalıcı, çok iyi durumda.

    • Bakımdan sonra arabam bomba gibiydi
  8. sağlığı yerinde, çok sağlıklı.

    • Bugün bomba gibiyim
  9. birdenbire öfkelenip yüksek sesle bağırıp çağırmak.

  10. (bir olay) birdenbire ortaya çıkıp herkesi şaşırtmak, ortalığı altüst etmek.

  11. herkesi şaşkınlığa uğratan bir haber ya da bilgi vermek, çok şaşırtıcı bir olayı açıklamak.

  12. çok büyük bir hırsızlık yapmak.