Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "düzen" in Turkish

ad

  1. belli yasa, kural, ilke ya da yönteme göre oluşturulmuş, kurulmuş olan durum.

    • İşyerinin düzenine uyulur
  2. soyut şeylerin ya da somut nesnelerin bir ereğe, bir sıraya göre yerleştirilmesi.

    • Düşünce düzeniyle sözlüğün abecesel düzeni uyuşmuştu
  3. işlerin yolunda gitmesinden doğan duruluk, uyum.

    • Hastalık evin düzenini alt üst eder
  4. birtakım şeylere verilen, işe yarar ve beğeniyi okşayan biçim, yerleştirme.

    • Kitabın kapak düzeni iyiydi
  5. bir devletin uyguladığı yönetim biçimi.

    • Gericiler düzeni değiştirmek istiyor
  6. toplumsal bir yapı içinde karşılıklı işlevsel ilişkiler içinde bulunan öğelerin oluşturduğu bütünlük.

  7. müzik aygıtlarında sesleri uygun duruma getirme, ses ayarı.

  8. dolap<sup>3</sup>, hile.

    • Onun düzenine aldanma
  9. bez dokumakta kullanılan el tezgâhı.

  10. işler duruma getirmek.

    • Bir düzen kuralım, gerisi gelir
  11. hileye başvurmak.

    • Dosta düzen kurmak olmaz
  12. dağınıklıktan kurtarmak, düzenlemek, düzene koymak, düzene sokmak.

  13. akort etmek.

    • Kerem, sazına düzen verip çalmaya başladı