Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "denge" in Turkish

ad

  1. bir insanın ya da bir nesnenin devrilmeden, dikey durma durumu.

  2. iki karşıt gücün denk gelmesinden doğan durum.

  3. durmakta olan bir nesne üzerine etki yapan güçlerin o nesnede bir devinim yaratmamaları durumu ya da devinmekte olan bir nesneyi etkileyen güçlerin o nesnenin hızını ve yörüngesini değiştirmemeleri durumu.

    • İki farklı gücün dengeye doğru akışı düzenlenebilir
  4. karşıt etkilerin birbirine eşit olduğu durum.

  5. kişide zihinsel ve ruhsal uyum.

    • Onun dengesi bozuk olduğu söylenir
  6. iki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin ürünü olan görece bir durgunluk durumu.

  7. birbirine denk olma.

    • Aralarında bir denge olmalı
  8. ekonomik yaşamın uyumlu ve düzenli gidişi.

  9. siyasal güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağılması durumu.

  10. vücudun en küçük dayanak yüzeyinde ya da yüzeylerinde devrilmeden, düşmeden durması.

  11. dik, düzgün durumdayken düşecek, devrilecek duruma gelmek.

  12. aralarında ilişki bulunan şeyler arasındaki uyum dengesini yitirmek.

  13. düzenli durumu düzensizleşmek, yoldan çıkmak.

    • Para sahibi olunca dengesi bozulan çoktur