Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ek" in Turkish

ad

  1. bir şeyin eksiğini gidererek bütünlemek için ona katılan parça ya da bir şeyin yanına katılan bir başka şey.

    • Bu paraya ek olarak bir de radyo verdiler
  2. boru ve benzeri iki şeyin birbirine birleştirildiği yer.

    • Kablo ekten kopmuş
  3. sonradan katılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri.

    • Bunun eki burası mıydı?
  4. bir gazete ya da derginin, kendisininin yanı sıra ama ayrı ve ücretsiz olarak arada bir ve belli zamanlarda verdiği parça.

  5. eklenmiş, katılmış olan.

    • Onlar ek yapıda çalışıyor
  6. bir sözcüğün köküne getirilerek, içine ya da sonuna katılarak onun anlamını, dilbilgisel değerini ya da işlevini değiştiren, kendi başına bir anlamı bulunmayan, çekimi ya da sözcük türetmeyi sağlayan öğe.

    • Yapım ekleri sözcüğün niteliğini, çekim ekleriyse tümcedeki görevini belirler
  7. hileli, kusurlu, noksan bir işi, doğru dürüst bir işmiş gibi göstermeyi başarmak.

  8. açığını, kötü yanını göstermemeyi başarmak.

    • Sinsidir, ekini belli etmez