Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "etmek" in Turkish

yar

  1. yapmak, bir durum oluşturmak, bir şeyi bir duruma sokmak.

    • İşi cılk etmek
  2. bir eylemde bulunmak.

    • Asker, akın etmek için komut bekliyor
  3. ( <b> <i>iyi, kötü, güzel</i> </b> gibi belirteçlerle) davranmak, yapmak.

    • Söylemekle iyi ettiniz
  4. (olumsuz biçimiyle) bir gereksinimini karşılamadan durmak.

    • Bebek aç edemez
  5. (zaman bildiren bir sözcükle birlikte) erişmek, ulaşmak, bulmak.

    • Konuşarak sabahı etmiştik
  6. yitirmesini sağlamak, uzak ya da yoksun bırakmak.

    • Bizi işimizden etmek istiyorlar
  7. vermek.

    • Bunu size armağan etmek istiyorum
  8. herhangi bir değerde olmak, değerce bir niceliğe denk gelmek.

    • Bu masa yüz lira eder
  9. eşit değer kazanmak, toplam olarak tutmak.

    • On, beş daha on beş eder
  10. ( <b> <i>az, çok, neler</i> </b> gibi belgisiz sıfatlarla) çok kötü davranmak, kötülüklerde bulunmak.

    • O bana neler etti, bilsen
  11. (tümleç olarak <b> <i>yatak, alt, don</i> </b> gibi sözcüklerle) küçük ya da büyük aptesini yapmak.

    • Adam korkudan donuna etmiştir
  12. yapılan kötülük yapanın amacına ulaşmamak.

  13. yaptığı kötülüğü başarıya ulaştıramayan kimse, kötü olan, kınanan davranışının utancı ve üzüntüsü içinde kalmak.