Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "film" in Turkish

Etymology

İngilizceden

ad

  1. fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta görüntü elde etmek için kullanılan, selülozdan üretilmiş, üzeri ışığa duyarlı bir tabakayla kaplı, saydam ve bükülebilir, türlü boyutlarda olabilen yaprak.

  2. sinemacılıkta, bir senaryonun elde edilmiş bütün görüntülerini taşıyan şerit ya da şeritlerin tümü.

  3. sinema makinesiyle izleyicilere gösterilen yapıt.

  4. ilginç olay.

  5. düzenci, hileci kimse.

  6. şakacı kimse.

  7. uydurma, yalan.

    • Onun bütün söylediği film, inanma
  8. genellikle bir senaryoya dayanarak, bir alıcı<sup>6</sup> aracılığıyla görüntüleri film üzerinde saptamak ya da bir hareketin, bir görünümün sıralı resmini filme aktarmak.

  9. vücudun röntgenini almak.

  10. izleyiciye beyazperdede ya da televizyonda gösterilmek üzere, bir senaryoyu filme almak.

  11. böyle bir yapıtın çekilişi sırasında rollerden birini oynamak.

  12. ilginç bir olay düzenlemek ya da yaşamak.

  13. hileli ya da ciddi olmayan işler yapmak.

  14. eğlenerek hoşça vakit geçirmek.

  15. bir konuyu alıcı<sup>6</sup> aracılığıyla film üzerinde görüntülemek.

  16. birinin davranışlarını izleyip gerektiğinde şaka yollu öykünmek.