Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "geçmiş" in Turkish

sıfat

  1. geçmek eylemini yapmış.

    • Hayvan sudan geçmiş, kaçıp gitmişti
  2. zaman olarak geride yer almış, geride kalmış olan.

    • Geçmiş günler, geçmiş olaylar kişiliği oluşturur
  3. (meyve için) çok olgunlaşmış ya da çürümeye yüz tutmuş.

    • Bu karpuz geçmiş, başkasını verin
  4. bugüne göre geride kalmış olan zaman.

    • İnsan geçmişi düşünmeden edemez
  5. arkada kalan yaşam.

    • Onun geçmişini araştıracaklar
  6. kişinin ölmüş yakınları.

    • Geçmişlerinin ruhu için mevlit okutacak
  7. o olanak bir daha ele geçmez anlamında söylenir.

  8. geçmiş olsun.

  9. geride kalmış olan günler.

    • Ona dediğimi, geçmiş zaman, tam anımsamıyorum
  10. Türkçede belirli geçmiş zaman ve belirsiz geçmiş zaman olmak üzere iki türü bulunan, eylemin belirttiği iş, oluş, edim vb.nin içinde bulunulan zamandan önce gerçekleştiğini gösteren zaman; Türkçede geçmiş zaman, eylem kök ya da gövdesine belirli geçmiş <b> <i>–di</i> </b> ya da belirsiz geçmiş <b> <i>–miş</i> </b> ekleri getirilerek oluşturulur; örneğin Orhan ağladı, Orhan ağlamış gibi.

  11. (biriyle) aralarında çok eskilere uzanan bir ilişki, dostluk, arkadaşlık bulunmak.

  12. (biriyle) eskiden, aralarında kırgınlığa varan bir olay yaşanmış olmak.

  13. (bir olayın, bir durumun) daha önce geçmiş bir evresi bulunmak.