Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "havale" in Turkish

Etymology

Arapça

Phonetics

.–.

ad

  1. bir işin görülmesini, yapılmasını vb. bir başkasına yükleme, onun sorumluluğuna bırakma.

    • Konunun ona havalesi iyi oldu
  2. banka, postane vb.nin aracılığıyla gönderilen para.

    • Havaleyi bankadan çektim
  3. banka, postane vb. aracılığıyla para gönderildiğinde, gönderenle alacak olanın ad ve adresleriyle birlikte para miktarının yazılı bulunduğu işlem kâğıdı.

  4. parayı bir başka yerde ödettirme işlemi.

    • Havale için bankaya uğradım
  5. gebelerde, küçük çocuklarda görülen, çırpınmalı ve kimi zaman ateşli de olabilen bir tür hastalık.

  6. bir arsayı ya da yapıyı çevirmek, kapamak için çekilen duvar ya da perde.

  7. yüksek ve büyük bir görünüşü olma.

    • Kamyon bu havaleyle köprü altından geçemez
  8. bir şeyin alınmasını, yapılmasını bir kimseye yüklemek, ona bırakmak, ona ısmarlamak.

    • Bu işi sana havale ediyorum, yapıver
  9. göndermek, yollamak.

    • Dilekçeyi ilgili yere havale etmişler
  10. banka, postane vb. aracılığıyla para gelmek.

  11. (gebe ya da küçük çocuk için) havale<sup>5</sup>. krizi tutmak.