Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ilişki" in Turkish

ad

  1. iki ya da daha çok şey arasındaki karşılıklı ilgi, bağ.

    • Sınıfın birbiriyle ilişkisi çok güzeldir
  2. kişileri birbirine bağlayan bağ, yakınlık, dostluk.

    • Onunla ilişkim kalmadı
  3. bağlantı.

    • O şimdi İstanbul’da, ilişki sağlamak olanaksız
  4. bağlantı sağlamak, bağlantı kurmak.

    • Depremde köylerle ilişki kurmak güçleşir
  5. yakınlaşmak.

    • Onunla ilişki kurmak çok zordur
  6. işine son verilmek, bağı kalmamak.

    • İşyeriyle ilişkisi kesildi
  7. haber vb. alamaz olmak, bağlantısı kesilmek, bağlantı kuramamak.

    • Köyle ilişkimiz kesilmişti
  8. yakınlığı, dostluğu kalmamak.

    • Onlarla ilişkimiz kesildi
  9. (birinin) işine son vermek.

    • Onun bu işle ilişkisini kestik
  10. (biri) bağına, ilişkisine kendi son vermek.

    • Onlarla ilişkisini kesmekte geç kalmııştı