Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "iskele" in Turkish

Etymology

İtalyancadan

Phonetics

..’.

ad

  1. vapur, kayık gibi deniz taşıtlarının kıyıya yanaşabilmesi için yapılmış, karadan denizin içine doğru uzanan, tahta ya da beton yer.

  2. kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan ve inip binmeyi sağlayan, eğreti küçük köprü.

  3. vapurların uğradığı, indirme bindirme yaptığı kıyı kenti ya da kasabası.

  4. kıyıda olmayan bir yerin kendine en yakın olan, deniz taşıtlarının uğrağı yer.

    • Balıkesir’in iskelesi olan Bandırma, gittikçe gelişiyor
  5. geminin sol yanı.

  6. yapıcılıkta, yapıların dışında ya da yapım sırasında içinde de, genellikle keresteden kat kat kurulan, çalışmak için üzerine çıkılan çatı.

    • İskele çökünce iki işçi yaralanmış
  7. stüdyolarda, ışıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için, tavana yakın yerlerde duvarı boydan boya saran çıkıntı.

  8. (gemi) merdivenleri kaldırıp hareket etmeye hazırlanmak.

  9. (erkek) bir kadına yanaşmaya çabalamak, sarkıntılık etmek.

  10. kıyıya yanaşan gemileri bağlamak için rıhtıma konmuş dökme demirden ya da betondan silindir.

  11. çocuklarına karşı babalık görevini, sorumluluğunu yerine getirmeyen kimseler için alay yollu söylenir.