Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "karışık" in Turkish

sıfat

  1. birbirinden değişik nitelikteki şeylerden oluşmuş olan.

    • Kokteyl karışık içki demek değil midir?
  2. birbirine karışmış, geçmiş, dolanmış durumda bulunan.

    • Kızın karışık saçını güçlükle taradım
  3. düzensiz ya da dağınık olan.

    • Çocuğun odası çok karışıktı
  4. içinde katkı bulunan, arı, saf olmayan.

    • Bakkal karışık yağ satıyormuş
  5. toplumsal kargaşa, çalkantı, gerginlik içinde bulunan.

    • O ülke bugünlerde karışıkmış
  6. (anlatım için) açık seçik olmayan, güç anlaşılan, dağınık ve düzensiz.

  7. (halk inanışına göre) cinlerle, perilerle bağlantısı olan.