Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "sandık" in Turkish

Etymology

Arapça

ad

  1. içine türlü şeyler koymaya yarayan, genellikle tahtadan yapılan, dört köşe ve kapaklı ev eşyası.

  2. bu eşyaya benzer biçimde yapılmış, türlü işlerde kullanılan nesne.

    • Oy sandığı
  3. pazarlara gönderilmek üzere elma, portakal gibi meyveler ve türlü sebzeler koymaya yarayan, enlice tahta çıtalardan yapılmış dört köşe kap.

    • İki sandık mandalina aldım
  4. bir kurumda para alınıp verilen yer.

    • Mal sandığı
  5. banka ya da sosyal güvenlik kurumu.

    • Bankanın emekli sandığı iflastaymış
  6. yapılarda kum, çakıl gibi şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahta ölçü.

  7. mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları, sandık<sup>1</sup> biçiminde tulumba.

  8. (iktidar) seçim kararı almak.

  9. (halk) seçime katılmak, seçimde oy vermek.