Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "savurmak" in Turkish

unknown

  1. havaya doğru atarak dağıtmak, saçmak.

    • Köylü, harman savurmak için yel bekliyordu
  2. (rüzgâr) çok yeğin bir biçimde eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırıp dağıtmak.

    • Rüzgâr yerdeki tozları savurup durdu
  3. kaldırıp atmak, fırlatmak.

    • Asker, birkaç el bombası savurdu
  4. şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak.

    • Atlara birkaç kırbaç savurup hızlandırdı
  5. bir sıvının havalanmasını sağlamak, bir sıvıyı soğutmak ya da kaynamakta olan bir sıvının taşmasını önlemek için, alıp alıp yine kendi kabına dökmek.

  6. dalgalandırmak, uçurmak, sallamak.

    • Kız, ikide bir, saçlarını savuruyordu
  7. gereksiz yere ve çok miktarda harcamak, kullanmak, tüketmek.

    • Kâğıdı bol buldun, savuruyorsun
  8. (yalan, küfür vb. için) atmak, söylemek.

    • Savurduğu yalanlar çoğaldı