Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "saymak" in Turkish

unknown

  1. bir cinsten olan bir şeyden kaç parça bulunduğunu anlamak için, bunları teker teker elden geçirirken her kezinde bir sayı yükselterek, öncekine bir sayı ekleyerek bir sonuca varmak, sayısını bulmak.

    • Elmaları saymak çok zaman almadı
  2. sayıları sırayla arka arkaya söylemek.

    • Birden yüze kadar saymak kaç dakika sürer?
  3. dikkate almak, hesaba katmak.

    • Geçenkini de sayarsan çok harcamış olduk
  4. değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı vb. dolayısıyla bir kimseye ya da bir şeye karşı ölçülü, özenli, dikkatli davranmak, saygı göstermek.

    • Küçükleri sevmek, büyükleri saymak bir kuraldır
  5. değer vermek, önemsemek.

    • Halk, gelenekleri çok sayar
  6. geçer tutmak.

    • Bu gelişimi geçenkine sayın, yine gelirim
  7. herhangi bir şey yerine koymak, öyle kabul etmek.

    • Onu çocuk saymak olur mu?
  8. herhangi bir sıraya koymak, öyle bir sırada olduğunu kabul etmek.

    • Yazı geldi saymak yanlış olmaz artık
  9. arka arkaya söylemek, sıralamak.

    • Onun iyiliklerini saymak ister misin?
  10. öyle olduğunu kabul etmek, varsaymak.

    • Oyunu yitmiş saysak bile üzülmeye gerek yoktur
  11. gibi görmek, gerekli görmek, kabul etmek.

    • Sana yardımı bir borç sayarız
  12. bir bir sayarak ödemek, peşin vermek.

    • Bu eve çok para saydık