Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "taş" in Turkish

ad

  1. kimyasal bileşimi ve fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden tuzlarından ve oksitlerinden alan, katı, sert ve sağlam madde.

  2. bu maddeden kopmuş parça.

    • Kıyıda küçüklü büyüklü taşlar vardı
  3. kimi işlerde ve yerlerde kullanılmak üzere bu maddeden özel olarak hazırlanmış gereç.

    • Kaldırım taşı, değirmen taşı
  4. yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış yapı gereci.

    • Bahçe duvarı taşı
  5. mücevherlerde kullanılan yüksek değerli taş.

  6. dama, domino, satranç gibi oyunlarda kullanılan, metal, kemik, tahta vb.den yapılmış parçalardan her biri.

  7. vücudun kimi organları içinde, özellikle sidikkesesi, safrakesesi vb.de oluşan, türlü biçim ve oylumdaki katı madde.

  8. kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça.

  9. üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici, dokunaklı söz.

  10. taştan oluşmuş, taştan yapılmış.

  11. insanın ortaya çıkışı ve taştan araçlar yapmasından başlayarak kalkolitik çağın sonuna değin geçen tarihöncesi dönemi.

  12. bir şeyin henüz gelişmemiş, ilkel durumu.

  13. çok katı, çok sert.

  14. (kadın için) vücudu diri, taze.