Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "takım" in Turkish

ad

  1. bir işte ya da bir yerde kullanılan aygıtların, araçların ya da eşyanın tümü.

    • Bir oda takımı aldılar. Testere marangozluk takımı araçlarındandır
  2. ceket ve pantolondan oluşan erkek giysisi.

    • Yeni takımımı giyip sokağa çıktım
  3. birbirini tamamlayan şeylerin tümü.

    • Kasap ciğeri takım olarak satıyor
  4. meslek, durum, davranış gibi yönlerden birbirine uyan kişilerin oluşturduğu topluluk.

    • Tüccar takımı kazanca doyar mı?
  5. görev yönünden birbirine bağlı ve birbirini tamamlayan kişilerin oluşturduğu topluluk.

    • Bir tiyatro takımı kurmak kolay mı?
  6. bir filmin çevrilmesinde gerekli en küçük teknik elemanlar topluluğu.

  7. bir bölüğü oluşturan birliklerden her biri.

  8. birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu.

  9. bir oyunda alana çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri.

    • Fenerbahçe takımı oyuncu değiştirdi
  10. canlıların sınıflandırılmasında familyayla sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

  11. (aşağılayıcı, küçümseyici anlamda) topluluk.

    • Köylü takımının aklı her şeye erer mi?
  12. sigara ağızlığı.

  13. (tarla için) sınır.

  14. (genellikle çoğul biçimde) erkeklik organıyla erbezleri.

  15. ayaktopu, sepettopu gibi takım durumunda oyuncularla oynanan oyun.

  16. elbirliğiyle, ortaklaşa, dayanışma içinde yapılması gereken iş.

  17. parçalarıyla birlikte takım.

  18. hep birlikte, hepsi birden, kim var kim yoksa, hepsi.

  19. erkeklik organıyla erbezleri.

  20. (sporda) kötü oynayarak takımının yenilmesine yol açmak.

  21. başarısızlığa uğrayarak, birlikte olduklarının da bundan etkilenmesine yol açmak.