Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "teslim" in Turkish

Etymology

Arapça

Phonetics

.–

ad

  1. bir şeyi sahibine verme.

    • Paranın teslimi gecikti
  2. geçici olarak kullanmak üzere alınan bir şeyi sahibine geri verme.

  3. terk etme, devretme, bırakma.

    • Kentin düşmana teslimi halkı yasa boğmuştu
  4. gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama.

  5. teslim ol ya da teslim oluyorum sözünün kısa söylenişi.

  6. fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda yinelenen parça.

  7. teslim edilen bir şeyi almak.

  8. (savaşta) tutsak olarak ele geçirmek.

  9. yenildiğini kabul etmek ve bunu açıkça belirtmek.

    • Düşman teslim bayrağı çekmişti
  10. bir çekişme sonunda, karşısındakinin istediğini yapmaya razı olduğunu bildirmek.

  11. bir şeyi sahibine ya da verilmesi istenilen kimseye vermek.

  12. bir şeyin kullanımını, korunmasını ya da sahipliğini başkasına bırakmak, devretmek.

    • Dükkânı çırağa teslim edip kahveye gitti
  13. gerçek olduğunu söylemek.

    • Haklılığını teslim etmek gerekiyordu
  14. bir kadın, bir erkeğe kendini vermek.

  15. üstün bir güç karşısında savaşmaktan vazgeçip yenilgiyi kabul ederek silahını bırakmak.

  16. kendini teslim etmek.

  17. (kadın) bir erkeğe kendini vermek.