Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "top" in Turkish

ad

  1. ayaktopu, sepettopu, masatopu gibi birçok spor oyunlarında kullanılan, genellikle kauçuktan yapılmış, türlü büyüklükte olabilen, toparlak nesne.

  2. kimi aygıtlarda bulunan toparlağımsı nesne.

  3. gülle ya da şarapnel atan, büyük bir ateşli silah.

  4. kâğıt, kumaş gibi nesnelerin belli miktardaki, bir araya getirilmiş ya da bir şeye sarılmış durumu.

    • Bu kitaba beş top kâğıt gider. Bir top kumaştan kaç giysi çıkar?
  5. kâğıt, kumaş gibi nesnelerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı.

    • Depodaki kâğıt toplarını fareler harap etmişti
  6. bir şeyin tümü, hepsi.

    • Parasının topunu harcayıvermiş
  7. yuvarlak biçimde olan, yuvarlak.

    • Top sakallı biri seni görmek istemişti
  8. araba tekerleği başlığı.

  9. demet, yığın.

    • Bir top çiçek almıştı
  10. edilgin eşcinsel (erkek).

  11. alttan yuvarlak ve düz kesilmiş olan uzun ve gür sakal.

  12. sakalı böyle olan (kimse).

  13. top biçiminde, yuvarlak yuvarlak.

  14. birçok top olarak.

  15. yığınlar, demetler durumunda, demet demet, yığın yığın, öbek öbek.

  16. bir yere topla ardı ardına ateş etmek.

  17. bir kimseye, öfkeyle, ağır sözler söylemek.

  18. sınıfta kalmak.

  19. batkınlığa uğramak, top atmak, iflas etmek.

  20. saldırılacak ilk yer.

  21. çatılacak, harcanacak, atılacak ilk kişi.

  22. tehlikeye çok yakın olan (kimse ya da yer).