Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "uyku" in Turkish

ad

  1. dış uyaranlara karşı bilincin tümden ya da bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı doğal dinlenme durumu.

    • Uykuda sayıklardı
  2. bu durumda geçen süre, uyuma süresi.

    • Çok az uyku yetmişti
  3. uyuma isteği.

    • Çok uykum var
  4. gerçeği görememe, aymazlık.

    • Onları bu uykudan uyandırmalıydık
  5. doğada görülen dinginlik durumu.

    • Kış boyu uyku ağaçlara yetmişti, baharla şenlendiler
  6. uykudan uyanıldığında görülen hafif sersemleme.

  7. uykunun gelmesiyle oluşan bilinç ağırlaşması.

  8. uyumak için içine girilen tulum biçimindeki yatak.

  9. uykuyu çok seven, çok uyuyan, uykucu kimse.

  10. uykuya yatmadığı ya da uyuyamadığı için sersemleşmek.

  11. uyumadığı ya da uykusunu iyi alamadığı için tersliği üzerinde olmak, hırçınlık etmek.

  12. uyumak için yatağa girmişken ve uyuyacak durumdayken, herhangi bir nedenle uyuyamamak.

  13. bir durumdan tedirgin olmak, kaygılanmak.

  14. derin ve rahat bir biçimde uyumak.

  15. kendini tutamayarak bir süre uyumak.

  16. çevrede olup bitenlerle ilgilenmez olmak.

  17. uyumaya başlamak, uyumak.

  18. hareketsizlik, dinginlik, sessizlik içine girmek.

    • Doğa uykuya varmıştı