Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yaka" in Turkish

ad

  1. giyeceklerin boyna gelen ve boynu çevreleyen bölümü.

    • Gömleğin yakası dar geldi
  2. giyeceklerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olabilen parça.

    • Eskiden ceket yakaları dar olurdu
  3. deniz, göl, akarsu, cadde, yol gibi iki kıyılı şeylerin kıyılarından her biri.

    • Bizi ırmağın karşı yakasına geçirecek sandalı bekliyorduk
  4. eğik arazi.

    • Dağın yakasına tırmanmaya başladık
  5. iki yandan her biri, yan, taraf.

    • Onu bizim yakaya çekmeye çalışalım
  6. çatıda, baca kenarlarında etek parçasını tutturmakta kullanılan, çinko, bakır gibi bir metalden yapılmış şerit.

  7. çatı oluğunun, saçak kenarlarında örtü altı kaplamasına oturan ve boydan boya giden şerit durumundaki parçası.

  8. semt.

    • Bizim yakanın gençleri saygılı olur
  9. yelkenlerin kenar ve köşeleri.

  10. usandıracak denli ve sürekli bir biçimde ondan bir şey istemek.

  11. hesap sormak, dövüşmek için onu tutup bırakmamak.