Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yayılmak" in Turkish

unknown

  1. yaymak eylemi yapılmak ya da yaymak eylemine konu olmak.

  2. pek çok kimsece bilinir, kullanılır olmak, genelleşmek.

    • Moda çabuk yayılır
  3. (hastalık) pek çok kimseye geçmek ya da bulaşmak.

    • Köyde kızamık iyice yayılmıştı
  4. yere serilmek, döşenmek.

    • Salona iki halı yayıldı
  5. sınırını genişletmek, genişlemek, büyümek.

    • Kimi lekeler çabuk yayılır
  6. dağılmak.

    • O gün ağızdan ağıza yayılan habere inanmamıştım
  7. ayrıntıya girmek, konuyu genişletmek.

    • Yayılınca konuyu toparlamak güç olur
  8. (sürü, hayvan için) otlamak.

    • Çayırda iki at yayılmaktaydı
  9. rahat bir biçimde, sere serpe oturmak.

    • Koltuğa yayılmış, gazete okuyordu
  10. (bir ışık kaynağından çıkan ışık) doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılmak.