Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yedirmek" in Turkish

unknown

  1. yemek eylemini yaptırmak, yemesini sağlamak.

  2. ağzına yiyecek vermek, karnını doyurmak, beslemek.

    • Hastaya biraz yemek yedirdim
  3. bir şeyi başka bir şeyin içine azar azar katarak belli olmayacak durumda karıştırmak, eklemek.

    • Hamura biraz yağ yedirdin mi börek lezzetli olurmuş
  4. (dikişte) kumaştaki bir fazlalığı herhangi bir biçimde ortadan kaldırmak.

    • Artan birkaç santimi büzgüye yedirdim
  5. (onur, şan, kibir, namus, nefis gibi kavramlarla birlikte ve olumsuz biçimiyle kullanıldığında) yakıştırmak, yaraştırmak.

    • Ondan bunu istemeyi onuruna yediremiyordu
  6. bir kimseye rüşvet vermek.

    • Ona biraz yedirirsen iş olur
  7. yalanına inandırmak, yutturmak.

    • Onu görmediğimi söyledim, yedirmek istedim ama yemedi