Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yetiştirmek" in Turkish

unknown

  1. birini ya da bir şeyi gitmek üzere bulunan ya da gitmekte olan bir kimseye ya da şeye ulaştırmak.

    • Babamı uçağa yetiştirmek için arabayı hızlandırmıştım
  2. zamanında hazır olmasını sağlamak, bitirmek.

    • İşi yarına yetiştirmek gerekiyor
  3. duyurmak, iletmek.

    • Haberi yetiştirmek için acele ediyordum
  4. birini, gerekli bir eylem için tam zamanında bir yere götürmek, ulaştırmak.

    • Hastayı hastaneye yetiştirmek zor oldu
  5. üretmek, geliştirmek, büyütmek.

    • Havuzda alabalık yetiştirmek istiyordum
  6. (çocuk için) gelişip büyümesine, eğitimine vb. özen göstermek.

    • Çocuk yetiştirmek kolay mı?
  7. eğitim, öğrenim sağlamak.

    • Öğrenciyi yetiştirmek okulun görevidir
  8. söylememesi gereken bir şeyi hemen gidip söylemek.

    • Söylediğimi ona yetiştirmek sana ne kazandırdı?
  9. yeterli olmasını, yetmesini sağlamak, idareli kullanmak.

    • Eldeki parayı yetiştirmek, ayı onunla geçirmek istemiştim
  10. sağlayıp vermek, götürmek.

    • Babası garsondu, müşteriye çay kahve yetiştirmek, koşturup durmaktı işi
  11. aceleyle ulaştırmak.

    • Sigara içmezdi ama kibrit taşırdı ve sigara içenlere hemen yetiştirirdi