Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yok" in Turkish

ad

  1. var olmayan, bulunmayan şey.

    • Sen yoku bilmez misin?
  2. var olmayan, bulunmayan.

    • Silah yok, cephane yoksa, ne yapılabilir?
  3. yasaklanmış olan şey, yasak.

    • Doktor, acı yemek yok dedi
  4. hayır, olmaz anlamında söylenir.

    • Bunu yapabilir miyim? –Yok, yapma
  5. birbirine karşıt iki tümceden, ikincisinin başına getirilir; örneğin gelirlerse alırlar, yok gelmezlerse, kendileri zararlı çıkar gibi.

  6. savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir.

    • Yok, ben sözümü esirgemem
  7. birinin söylediklerinden kuşkulanıldığında ya da sözleri hafifsendiğinde kullanılır.

    • Yok gelecekmiş de, yok işi varmış, onun için gelememiş
  8. olacak şey değil, öyle şey olmaz, doğru değil, inanmayın, hayır.

    • Yok canım, öyle dediğimi sanmıyorum
  9. gerçek mi, öyle mi, doğru mu.

    • Yarın geleceklermiş. –Yok canım, sevindim
  10. bulma olanağı yok, bulunacak gibi değil.

    • Bu tükenmezin içi için bütün kırtasiyecilere baktım, yok oğlu yok
  11. yok olan şeyler sayılırken, arkasını kısaca söylemek için, var olan bir şey yok, hiçbir şey yok anlamında söylenir.

    • Su yok, doğalgaz yok, yok oğlu yok, bu kentte yaşanır mı?
  12. varlığı sona ermek, ortalıktan kalkmak, yitip gitmek.

  13. (buyruk biçimi) defolmak.

    • Şimdi yok ol, bir daha da gelme
  14. bir malı yokluğu yüzünden satamamak.

  15. (bir mal) çok satıldığı için hemen tükenmek, çok aranmak, bulunamamak.

    • O yazarın kitapları yok satıyor
  16. olsa bile olmamış kabul etmek.

    • İnsanları yok saymak olmaz
  17. tüzel bir işlemi yapılmamış kabul etmek, geçersiz saymak.

  18. ne istersen bulunur, her şey var.

    • Evinde yok yoktur
  19. hayır hayır!

    • Yok yok, bu olmadı!