Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çıkış"

Learn how to use çıkış in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
Translate from Turkish to English

Tabela "Çıkış." diyor.
Translate from Turkish to English

Bu sorundan bir çıkış yolu bulmam gerek.
Translate from Turkish to English

Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.
Translate from Turkish to English

Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.
Translate from Turkish to English

Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.
Translate from Turkish to English

Ben çıkış yapıyorum.
Translate from Turkish to English

Ne zaman çıkış yapmalıyız.
Translate from Turkish to English

Saat sekizde çıkış yapacağım.
Translate from Turkish to English

Şimdi çıkış yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Acil çıkış kapısı nerede?
Translate from Turkish to English

Saat kaçta çıkış yapmak zorundayız?
Translate from Turkish to English

Çocuk labirentten çıkış yolunu bulamadı.
Translate from Turkish to English

Yarın sabah altıda çıkış yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Çıkış yapmak istiyorum. Hesabımı çıkarır mısınız?
Translate from Turkish to English

Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.
Translate from Turkish to English

Çıkış nerede?
Translate from Turkish to English

Hiçbir çıkış yolu yok.
Translate from Turkish to English

Çıkış var.
Translate from Turkish to English

Tom çıkış yaptı.
Translate from Turkish to English

İntiharı tek çıkış yolu olarak gördü.
Translate from Turkish to English

O, şarkıcı olarak çıkış yapıyor.
Translate from Turkish to English

Muhalefet kazanmış olsaydı mevcut politikalardan keskin bir çıkış gerektirmezdi.
Translate from Turkish to English

Bir durumdan çıkış olarak, şiddet kullanma.
Translate from Turkish to English

Gazze’ye giriş var, çıkış yok.
Translate from Turkish to English

Tom hızlı bir çıkış yaptı.
Translate from Turkish to English

Çıkış yok.
Translate from Turkish to English

Yarın otelden çıkış saat kaçta?
Translate from Turkish to English

Başka bir çıkış var mı?
Translate from Turkish to English

Her şeyden önce, bu durumdan bir çıkış yolu bulmalıyız.
Translate from Turkish to English

Tom iş çıkış saatleri sırasında metroya binmeyi sevmez.
Translate from Turkish to English

Ne giriş ne de çıkış.
Translate from Turkish to English

Bir çıkış yolu bulalım.
Translate from Turkish to English

Başka bir çıkış yolu var.
Translate from Turkish to English

Çıkış yolu yoktu.
Translate from Turkish to English

Arkada acil bir çıkış var.
Translate from Turkish to English

Tek çıkış yolu ölüm mü?
Translate from Turkish to English

Çıkış saati kaçta?
Translate from Turkish to English

Affedersiniz, çıkış nerede?
Translate from Turkish to English

Buradan bir çıkış yolu arıyorum.
Translate from Turkish to English

Kahretsin! Bu tek çıkış yolumuzdu.
Translate from Turkish to English

Birkaç çıkış var.
Translate from Turkish to English

Buradan çıkış yok.
Translate from Turkish to English

Ben bir çıkış yolunu buldum.
Translate from Turkish to English

Buradan bir çıkış yolu bulmak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Buradan bir çıkış yolu bulacağız.
Translate from Turkish to English

İş çıkış saatinden kaçınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tek çıkış yolu o mu?
Translate from Turkish to English

O kapı tek çıkış yolu.
Translate from Turkish to English

Başka bir çıkış yolu yok.
Translate from Turkish to English

Başka çıkış yolu yok gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Ben çıkış yapmak istiyorum. Belboyu çağırır mısın?

Başka bir çıkış yolu olduğuna eminim.

Ben şimdi çıkış yapmak istiyorum.

Ben kendi çıkış yolumu bulabilirim.

Tatoeba'nın "Çıkış" butonu yok.

Beni takip edin. Size buradan çıkış yolunu göstereceğim.

Size çıkış yolunu göstereceğim.

Başka bir çıkış yolu olmalı.

Sana çıkış yolunu göstereyim.

Tüm çıkışlar çıkış işareti ile işaretlenmiştir.

Bu uçakta 5 çıkış vardır.

Çıkış noktasına geri dönelim.

Çıkış seyahat yönünün sağ tarafında.

Çıkış solda olacak.

Çıkış koridoru neresi?

Dan güvenlik görevlilerine tesisin tüm çıkış kapılarını kapatmalarını emretti.

Tom bir çıkış yolu görmedi.

Sadece bir çıkış yolu var.

Biz bu durumdan başka bir çıkış yolu aramak zorundayız.

Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konuda bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.

Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konudan kurtulmak için bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.

Biz bir çıkış yolu bulamadık.

Bir çıkış yolu bulacağız.

Yaratıcılığım modern dilleri öğrenerek bir çıkış noktası buluyor.

Tek bir çıkış yolu görmüyorum!

Buradan başka bir çıkış yolu bulmamız gerek.

Buradan başka bir çıkış yolu bulmalıyız.

Fadıl'ın yirmi tane giriş ve çıkış yarası vardı ama yine de hayatta kaldı.

Hızlı bir çıkış yaptım.

Tom kendi çıkış yolunu bulabilir mi?

Arka tarafta bir çıkış var mı, Tom?

Yalnızca tek bir çıkış yolu var.

Leyla'nın yalnızca tek çıkış yolu vardı.

Leyla hiçbir çıkış yolu olmadığını fark etti.

Kolay bir çıkış yolu yok.

Bu kapı tek çıkış.

Bu tek çıkış yolu.

Bir çıkış yolu arıyorum.

Asla umudunuzu kaybetmeyin çünkü her zaman bir çıkış yolu bulunur.

Tek çıkış yolu bu.

Bu kapı, tek çıkış.

Bir çıkış yolu düşünmeliyim.

Tom bir çıkış yolu arıyor.

Tom mağaradan çıkış yolunu bulamadı.

Ligde istediği sonuçları alamayan Anadoluspor, Yıldızspor karşısında çıkış arıyor.

Sahile çıkış yoktur.

Tom sadece bir çıkış olduğunu anladı.

Müslüman çalışanlara Ramazan ayında erken çıkış izni veriyorlar.

Buradan çıkış yolu yok.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English