Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çıkar"

Learn how to use çıkar in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bütün yollar Roma'ya çıkar.
Translate from Turkish to English

O, ırkçılığa karşı çıkar.
Translate from Turkish to English

Sık sık yurtdışına çıkar mısın?
Translate from Turkish to English

Para harca ve hayatın tadını çıkar!
Translate from Turkish to English

Dedem her gün yürüyüşe çıkar.
Translate from Turkish to English

Lütfen yolumdan çıkar mısın?
Translate from Turkish to English

O, nadiren, kırk yılda bir, karanlık çöktükten sonra dışarı çıkar.
Translate from Turkish to English

Shinji her gün karanlıktan sonra bir yürüyüşe çıkar.
Translate from Turkish to English

Davranışını haklı çıkar, haydi, bunların hepsi olduğunda orada olmanı haklı çıkar.
Translate from Turkish to English

Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.
Translate from Turkish to English

Sıcaklıyorsan ceketini çıkar.
Translate from Turkish to English

Tom her sabah yürüyüşe çıkar.
Translate from Turkish to English

Tom gizlice dışarı çıkar ve adamlarla birkaç bira içerdi.
Translate from Turkish to English

Tom pazartesi günü nadiren dışarı çıkar.
Translate from Turkish to English

Yakında çeşitli çiçekler çıkar.
Translate from Turkish to English

Can çıkar, huy çıkmaz.
Translate from Turkish to English

Büyükannem hemen hemen her gün bir yürüyüş için dışarı çıkardı fakat şimdi o nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.
Translate from Turkish to English

Bu tür sırlar her zaman sonunda ortaya çıkar.
Translate from Turkish to English

O zorluklarla iyi başa çıkar.
Translate from Turkish to English

Lütfen şapkanı çıkar.
Translate from Turkish to English

Gelecek sefer daha iyi bir iş çıkar.
Translate from Turkish to English

Lütfen gömleğini çıkar.
Translate from Turkish to English

Çoraplarını çıkar, lütfen.
Translate from Turkish to English

O, pazar günleri nadiren dışarı çıkar.
Translate from Turkish to English

Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.
Translate from Turkish to English

Lütfen arabanı buradan çıkar.
Translate from Turkish to English

Şapkanı çıkar.
Translate from Turkish to English

Onu kafandan çıkar.
Translate from Turkish to English

Islak elbiselerini çıkar.
Translate from Turkish to English

O, odadan çıkar çıkmaz, hepsi kahkahalarla gülmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Sık sık iş gezilerine çıkar mısın?
Translate from Turkish to English

Oldukça kolay şekilde kontrolden çıkar.
Translate from Turkish to English

İş için sık sık yurt dışına çıkar.
Translate from Turkish to English

Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Dergi her hafta çıkar.
Translate from Turkish to English

İçeri girdiğinde şapkanı çıkar.
Translate from Turkish to English

Dergi haftada bir kez çıkar.
Translate from Turkish to English

Tom sık sık Mary ile yürüyüşe çıkar.
Translate from Turkish to English

O çıkar çıkmaz, banka kapandı.
Translate from Turkish to English

Çıkar onu buradan!
Translate from Turkish to English

Bir çıkar yol bulmam lâzım.
Translate from Turkish to English

Nadiren, kırk yılda bir, şehrin dışına çıkar.
Translate from Turkish to English

Karanlıktan sonra nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.
Translate from Turkish to English

Babam nadiren, kırk yılda bir, Pazar günleri dışarı çıkar.
Translate from Turkish to English

Bazen parkta yürüyüşe çıkar.
Translate from Turkish to English

O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Ceketini çıkar ve kendini evinde gibi hisset.
Translate from Turkish to English

Ceketini çıkar ve kendini evindeymiş gibi hisset.
Translate from Turkish to English

Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı.
Translate from Turkish to English

Babam genellikle ben yataktayken evden çıkar.

Gösterinin keyfini çıkar.

Biraz ses çıkar!

Ellerini cebinden çıkar.

Haydi çıkar ağzındaki baklayı.

Santigrat dereceyi bulmak için, fahrenhayt ısıdan 32 çıkar, sonra 5/9 ile çarp.

Bu denklemi kullanarak elektrik alanını hesaplarsan sonuç aşağıdaki gibi çıkar.

Dilini dışarı çıkar.

Elbiselerini çıkar.

Çöpü dışarıya çıkar.

Tüm yollar Roma'ya çıkar.

Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.

İşten çıkar dedim.

Düşünelim ve kimseyi incitmeden bir çıkar yolu bulalım.

Kedi korktuğunda sandalyenin altına, korkmadığında üstüne mi çıkar?

Ellerini ceplerinden çıkar.

Sağ elini cebinden çıkar.

Sol elini cebinden çıkar.

Gerçekten böyle bir yüze sahip olan kadın müşteri önüne çıkar mı?

Tom her akşam içmeye çıkar.

Çantanın içini dışına çıkar.

Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.

Ben kişisel ayrıcalık ve çıkar beklemeden fikirlerimi sunmaya hazırım.

Ben size ilk mesajımı attığımda da bir çıkar beklemedim.

O ceketi çıkar.

Onu çıkar.

Sadece onun tadını çıkar.

Eğer ağzında sakız varsa çıkar.

Ona olan aşkımda çıkar da yoktu.

Seninle olan dostluğum çıkar içermiyordu.

Edinburgh'un tadını çıkar!

Köpeği yürüyüşe çıkar.

O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.

Tom genellikle gece dışarı çıkar.

Sanırım çıkar yol yok.

Şimdi bizi buradan çıkar.

Benimle çıkar mısın?

Tom'u buradan çıkar.

Tom'u yolumdan çıkar.

Bütün bunu çıkar beklemeden yaptım.

Tom her sabah duştan çıkar çıkmaz tıraş olur.

Dilini dışarı çıkar ve "aah" de.

Ben senin kadar fesat olmadığım için çıkar beklemeden ne düşündüysem onu yazmıştım.

Tom genellikle okul için yaklaşık 7.30'da yola çıkar.

İstasyondan çıkar çıkmaz sola dön.

Günün tadını çıkar.

Bir çıkar beklemiyorum.

Bana yardım edince ne çıkar sağlayacaksın?

Lütfen külot ve sütyenin hariç tüm elbiselerini çıkar.

Şapkanı odada çıkar.

Adı sık sık hafızamdan çıkar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English