Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çıkaran"

Learn how to use çıkaran in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.

Kavgayı çıkaran sensin.
Translate from Turkish to English

Problemi çıkaran çözsün.
Translate from Turkish to English

Çöpleri dışarı çıkaran bendim.
Translate from Turkish to English

Çöpleri dışarı çıkaran kişi bendim.
Translate from Turkish to English

Çöpü dışarıya çıkaran Tom'du.
Translate from Turkish to English

Gerçekleri en çok açığa çıkaran, en çabuk ölür.
Translate from Turkish to English

Bu foyasını meydana çıkaran bir şey.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle çöpü çıkaran kişidir.
Translate from Turkish to English

Sadece yangını çıkaran kişinin belki Tom olup olmadığını merak ediyordum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin kolundaki bandajı çıkaran kişi.
Translate from Turkish to English

Benimle kavga çıkaran şu kadın çok saygısız davranıyordu.
Translate from Turkish to English

Karanlığı boşa çıkaran ışık da gölgeler yaratır.
Translate from Turkish to English

Çöpü çıkaran kişi ben değilim.
Translate from Turkish to English

Ben genellikle çöpü çıkaran kişiyim.
Translate from Turkish to English

Mary bir baştan çıkaran kadın.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle köpeğimizi yürüyüşe çıkaran kişidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un kolundan bandajı çıkaran kişi benim.
Translate from Turkish to English

Gol sevinci sırasında formasını çıkaran Ali sarı kart gördü.
Translate from Turkish to English

Tadı insanı baştan çıkaran enfes bir lezzetti.
Translate from Turkish to English

“Artık insanların, ‘İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor RAB. “Bunun yerine, ‘İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Translate from Turkish to English

Çöpü çıkaran sendin, değil mi?
Translate from Turkish to English

Başarıdan kendine pay çıkaran çok olur, ama başarısızlığı kimse sahiplenmez.
Translate from Turkish to English

Tom tarikatların ipliğini pazara çıkaran biri.
Translate from Turkish to English

Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.
Translate from Turkish to English

Şimdi gaz çıkaran ben değildim.
Translate from Turkish to English