Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çıkmış"

Learn how to use çıkmış in a Turkish sentence. Over 77 hand-picked examples.

Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.
Translate from Turkish to English

O, adeta, sudan çıkmış balık gibi.
Translate from Turkish to English

Firari buradan elli kilometre uzaktaki küçük bir kasabada ortaya çıkmış, ama sonra gözden kaybolmuş.
Translate from Turkish to English

Okuldaki diğer tüm çocukların zengin ebeveynleri vardı, ve o sudan çıkmış bir balık gibi hissetmeye başlıyordu.
Translate from Turkish to English

O, aklımdan çıkmış olmalı.
Translate from Turkish to English

Onun adı aklımdan çıkmış.
Translate from Turkish to English

O, zaten yola çıkmış olabilir.
Translate from Turkish to English

Dünyanın çivisi çıkmış.
Translate from Turkish to English

Tabiri caizse, sudan çıkmış balık gibisin.
Translate from Turkish to English

Tom sudan çıkmış balık gibi hissetti.
Translate from Turkish to English

O adı çıkmış bir yalancı.
Translate from Turkish to English

Bu öğrenci tamamen kontrolden çıkmış.
Translate from Turkish to English

Saçlarınız bir berberden çıkmış ve fönlü.
Translate from Turkish to English

O, ebeveynlerine karşı çıkmış olamaz.
Translate from Turkish to English

Sudan çıkmış balık.
Translate from Turkish to English

Fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunu seviyorum.
Translate from Turkish to English

Onlara sor izin çıkmış mı?
Translate from Turkish to English

Onu görmeye gittiğim her seferde, o çoktan çıkmış oluyor.
Translate from Turkish to English

Güneş çıkmış olmasına rağmen hava soğuktu.
Translate from Turkish to English

Kitabı getirmeyi unuttum. Aklımdan çıkmış işte.
Translate from Turkish to English

Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.
Translate from Turkish to English

Tansiyonun çıkmış.
Translate from Turkish to English

Yemeğin çıkmış olacak.
Translate from Turkish to English

Aklımdan çıkmış olmalı.
Translate from Turkish to English

Trenimiz çoktan yola çıkmış.
Translate from Turkish to English

Tom geçen hafta izne çıkmış olmalı.
Translate from Turkish to English

Güneş çıkmış olsa bile hava soğuktu.
Translate from Turkish to English

Tom çıkmış olmalı.
Translate from Turkish to English

Küçük ve köhne bir kasabada yetişen Tom, büyük şehre yerleştiğinde sudan çıkmış balığa dönmüştü.
Translate from Turkish to English

2020 yılına kadar, bu şehrin nüfusu iki katına çıkmış olacak.
Translate from Turkish to English

Boyası çıkmış.
Translate from Turkish to English

Tom kontrolden çıkmış, biliyorsun.
Translate from Turkish to English

Sorun tamamen aklımdan çıkmış.
Translate from Turkish to English

Onun ismi tamamen aklımdan çıkmış.
Translate from Turkish to English

Tom şimdiye kadar hapisten çıkmış olmalı.
Translate from Turkish to English

Yumurtadan yeni çıkmış yavru kuşlar çok tüylü idi.
Translate from Turkish to English

Ken'in adı çıkmış köpeğinin nerede olduğu Tom'un görüş alanının çok ötesinde bir sorun.
Translate from Turkish to English

Şimdiye kadar tren yola çıkmış olmalıydı.
Translate from Turkish to English

Çıkmış yeni bir konsol var. Ona Nintendo 64 deniyor!
Translate from Turkish to English

Tom zaten Boston'a yola çıkmış olabilir.
Translate from Turkish to English

O yırtık dondan çıkmış gibi duruyor.
Translate from Turkish to English

Tom aniden ortaya çıktı, sanki yerden çıkmış gibi.
Translate from Turkish to English

Bu kurabiyeler fırından yeni çıkmış.
Translate from Turkish to English

Kendimi sudan çıkmış bir balık gibi hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Kendimi sudan çıkmış bir balık gibi hissettim.
Translate from Turkish to English

Hakem belli ki maça "görevli" çıkmış.
Translate from Turkish to English

Tom'un çileden çıkmış olduğunu biliyorum.

Ali maça tekmelik takmadan çıkmış.

Bu tasın kalayı çıkmış.

Bu yeni model satışa çıkmış mı?

Bu yeni model piyasaya çıkmış mı?

Yıldızsporlu oyuncular maça adam sakatlamak için çıkmış gibiydi.

Dokuzuncu Ordu Müfettişliği, ki müfettişi bendim, karargâhımla Samsun'a çıkmış bulunuyordum.

Ali, kıtlıktan çıkmış gibi yemeğe çöktü.

Ali bu resimde çok fotojenik çıkmış.

Yumurtadan çıkmış, kabuğunu beğenmiyor.

Ali kıtlıktan çıkmış gibi yemeğe yumuldu.

Tom haklı çıkmış olacak.

Tom bu resimde iyi çıkmış.

Kaburgaların çıkmış.

Yeni ayakkabı alması gerekiyor. Eskisinin haşatı çıkmış.

Ali'nin pantolonunun dizleri çıkmış.

Ali'nin gömleğinin dirsekleri çıkmış.

Gariban hırsızlığa çıkmış, ay akşamdan doğmuş.

Ali'nin suratı çektirdiği vesikalık fotoğrafta mahkeme duvarı gibi çıkmış.

Ben savaştan çıkmış bir ülkede büyüdüm.

Bence bu yeni ortaya çıkmış bir şey değil.

Umut, yoldan çıkmış insan aklını tekrar yola sokar.

Şişeyi atmadan kapağının içine bak, sürpriz hediye çıkmış olabilir.

Bu fotoğrafta suratın mahkeme duvarı gibi çıkmış.

Ali Twitter hesabında büyük bir temizlik yapıp takip ettiği hesapların çoğunu takipten çıkmış.

Ali yumurtadan çıkmış kabuğunu beğenmiyor.

Ali'nin adı çıkmış bir kere.

"Olsa"yla "bulsa"yı tarlaya ekmişler, "hiç" çıkmış.

Çizgi yürüyüşe çıkmış bir noktadır.

Çıkmış bir tane savcı; savcı Başbakana meydan okuyor, bakana meydan okuyor.

Bende Mecnûn'dan daha çok aşık olma yeteneği var; gerçek aşık benim, Mecnun'un yalnızca adı çıkmış.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English