Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çıkma"

Learn how to use çıkma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Suzy, Tom'un ona çıkma teklif edeceğini umuyor.
Translate from Turkish to English

Suzy Tom'un çıkma teklif edeceğini umuyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye çıkma teklif etti.
Translate from Turkish to English

Mademki Tom ve Mary ayrıldılar, ona çıkma teklif etmek için sorun yok.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom'un Mary'ye karşı çıkma cesareti yok.
Translate from Turkish to English

Ona çıkma teklif etmeyi düşünüyordum.
Translate from Turkish to English

Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.
Translate from Turkish to English

Jim Anne'e birkaç kez çıkma teklif etti.
Translate from Turkish to English

Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.
Translate from Turkish to English

Bir sokağa çıkma yasağı var mı?
Translate from Turkish to English

Karanlıktan sonra dışarı çıkma.
Translate from Turkish to English

O, ona çıkma teklif etti.
Translate from Turkish to English

Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.
Translate from Turkish to English

Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Şapka giymeden bu sıcakta dışarı çıkma.
Translate from Turkish to English

Tom bana çıkma teklif etti.
Translate from Turkish to English

Dışarı çıkma. Çok yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Mary'den gerçekten hoşlanıyorsan, ona çıkma teklif etmelisin.
Translate from Turkish to English

Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.
Translate from Turkish to English

Sana çıkma teklif etmedim.
Translate from Turkish to English

Orada dışarı çıkma.
Translate from Turkish to English

Orada tatile çıkma.
Translate from Turkish to English

Mary'ye çıkma teklif et.
Translate from Turkish to English

Müslüman işçilere Ramazan ayında erken çıkma izni verdiler.
Translate from Turkish to English

Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmek için cesaretini topladı.
Translate from Turkish to English

Tom bana Mary'ye çıkma teklif etmesinin gerekip gerekmediğini sordu.
Translate from Turkish to English

Mary'ye çıkma teklif etmelisin.
Translate from Turkish to English

Tom sana çıkma teklif etti mi?
Translate from Turkish to English

O sana çıkma teklif etti mi?
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye çıkma teklif etti fakat o hayır dedi. Bir yıl sonra onlar evliydi.
Translate from Turkish to English

Mary bir adama çıkma teklif etmediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Şemsiyesiz dışarı çıkma.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin sokağa çıkma yasağının saat kaçta olduğunu biliyor mu?
Translate from Turkish to English

Edep çizgisinden çıkma!
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary ile çıkma fikrini sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Şimdiye kadar Mary'ye çıkma teklif eden tek erkek Tom'dur.
Translate from Turkish to English

Sokağa çıkma yasağı akşam 7.00'de başlar.
Translate from Turkish to English

Tom az önce bana çıkma teklif etti.
Translate from Turkish to English

Tom sana tekrar çıkma teklif etti mi?
Translate from Turkish to English

O, dışarı çıkma yerine bütün gün evde kaldı.
Translate from Turkish to English

Dışarı çıkma konusundaki düşüncemi değiştirdim ve evde kaldım.
Translate from Turkish to English

Tom sana hiç çıkma teklifinde bulundu mu?
Translate from Turkish to English

Ona çıkma teklif etsem Mary'nin benimle çıkacağını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Sanırım buradan çıkma zamanı.
Translate from Turkish to English

Sanırım buradan çıkma zamanı geldi de geçiyor.
Translate from Turkish to English

Tom bana tekrar çıkma teklif etti.

Onunla çıkma.

Onun arzularına karşı çıkma.

Sana onun çıkma zamanı olduğunu söyledim.

Ona onun çıkma zamanı olduğunu söyledim.

Tom, Mary'ye birkaç kez çıkma teklif etti.

Tom, Mary'ye çıkma teklif etti, ama o hayır dedi.

Mary Tom'la ilişkiyi bitirir bitirmez John ona çıkma teklif etti.

Odana git ve ben söyleyinceye kadar çıkma!

Bu sıcakta çıplak kafayla dışarı çıkma.

Mary'ye çıkma teklif ettin mi?

Mary'ye hiç çıkma teklif edilmedi.

Mary'ye çıkma teklif edeceğim.

Bana çıkma teklif ediyor musun?

Tom'a Mary'ye çıkma teklif etmesi gerektiğini söyledim.

Sadece yola çıkma.

Ona çıkma teklif etmeli miyim?

Hava soğuk olduğu için dışarı çıkma.

O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.

Onunla bir anlığına yalnız kaldığında, ona çıkma teklif etti.

Ben Tom'a çıkma teklif ettim.

Gerçekten dışarı çıkma havamda değildim.

Mary ona çıkma teklif etmeni istiyor.

Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdim.

Tom Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.

Hiç kimse Mary'ye bir randevuda çıkma teklif etmedi.

Mary'ye çıkma teklif ettim.

Tom sadece şansını denedi ve Mary'ye çıkma teklif etmek için aradı.

Neden Mary'ye çıkma teklif etmiyorsun?

Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?

Ön taraftan çıkma.

Sokağa çıkma yasağım yok.

Gerçeklerin ortaya çıkma zamanı geldi.

Yürüyüşe çıplak çıkma!

Ona çıkma teklif ettim.

Kızlarla çıkma yorucu.

Dışarıya çıkma.

Ona hiç çıkma teklif edilmedi.

O bana çıkma teklif etti.

Ona çıkma teklif ettim ve o evet dedi.

Ben ona çıkma teklif ettim.

Tom Mary'ye çıkma teklif etmek istedi.

Sokağa çıkma yasağın ne zaman?

Tom Mary'yi aradı ve çıkma teklifinde bulundu.

Ona çıkma teklif etmekten korktum.

"Şimdi dışarı çıkma." "Neden değil?"

O ona çıkma teklifinde bulundu fakat o hayır dedi.

Evimde sıkı bir sokağa çıkma yasağı vardı.

Senin boğaz ağrısı ve ateşin var. Dışarı çıkma.

Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.

İlk kez Taninna'ya çıkma teklif ettim.

Eğer ona çıkma teklif etmezsen, ben ederim.

O ona çıkma teklif etti ama o kızların erkeklere çıkma teklif etmemesi gerektiğini düşündüğü için hayır dedi.

Ona çıkma teklif ettim, ama hayır dedi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English