Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çıkması"

Learn how to use çıkması in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.

Onunla birlikte dışarı çıkması istendi.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin John'la birlikte çıkması fikrini sevmedi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin John'la çıkması fikrine katlanamaz.
Translate from Turkish to English

Tom'un televizyona çıkması rica edildi.
Translate from Turkish to English

Onun bu fırtınalı havada dışarı çıkması için deli olması gerekir.
Translate from Turkish to English

Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.
Translate from Turkish to English

Tom'un köpeğinin dışarı çıkması gerekiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi hemen yola çıkması için teşvik etti.
Translate from Turkish to English

Tom'un suçluluğunu ispat etmek için bir delil çıkması çok olası değil.
Translate from Turkish to English

Tom fareyi bir parça ekmek ile duvardaki deliğin dışına çıkması için ikna etti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin dışarı çıkması için çok izin vermez.
Translate from Turkish to English

Onun dışarı çıkması yasaklandı.
Translate from Turkish to English

Onun aniden ortaya çıkması hepimizi şaşırttı.
Translate from Turkish to English

Onların dışarı çıkması önemlidir.
Translate from Turkish to English

Tom kendisiyle çıkması için Mary'yi ikna etti.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.
Translate from Turkish to English

Ergenlikte sivilce çıkması normal bir durumdur.
Translate from Turkish to English

Şimdilik haberin çıkması yasaklandı.
Translate from Turkish to English

Onun yeni kitabının önümüzdeki ay piyasaya çıkması planlanıyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye taksiden çıkması için yardım etti.
Translate from Turkish to English

Tom, köpeğin çıkması için arka kapıyı açtı.
Translate from Turkish to English

Herkesin derhal buradan çıkması gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Herkesin buradan çıkması gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom onun erkek kardeşiyle çıkması için Mary'nin isteksizliğini anlamıyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un kesinlikle tatile çıkması gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Birinin canı yanmadan önce herkesin buradan çıkması gerek.
Translate from Turkish to English

Dan, Linda'nın çıkması için zorlamaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

Soğuk sabahlarda arabanın yola çıkması zor.
Translate from Turkish to English

Uydu kanallarının çıkması için öncelikle çatıya çanak anten takılmalı.
Translate from Turkish to English

Tom'un daha fazla dışarı çıkması gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom oradan çıkması gerektiğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'a erken yola çıkması gerektiğini söyledim.
Translate from Turkish to English

Tom'un işe erken çıkması kolay değil.
Translate from Turkish to English

Sami'nin dışarı çıkması gerek.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary ile başa çıkması niçin sorun olur?
Translate from Turkish to English

Bazen bir şeylerin yoluna girmesi için her şeyin raydan çıkması gerekir.
Translate from Turkish to English

İstanbul forumundan elli dört karar çıkması bekleniyor.
Translate from Turkish to English

İçine girmesi kolay ama çıkması zor olan bir şey söyler misin?
Translate from Turkish to English

Meclis üyesinin belediye meclisi toplantısında belediye başkanına karşı çıkması herkesi şaşırtmıştı.
Translate from Turkish to English