Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çılgınca"

Learn how to use çılgınca in a Turkish sentence. Over 77 hand-picked examples.

Bu çılgınca gelebilir fakat sanırım ben hâlâ Mary'ye âşığım.
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca bir fikir gibi görünebilir ama sanırım hemen şu anda Tom'u ve Mary'yi ziyarete gitmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Tom'un çılgınca bir şey yapmayacağından oldukça eminim.
Translate from Turkish to English

Sizin fikirleriniz çılgınca görünüyor.
Translate from Turkish to English

Joe bu kıza çılgınca âşık.
Translate from Turkish to English

Onun fikirleri çılgınca görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye çılgınca âşıktır.
Translate from Turkish to English

Onun fikirleri çılgınca gözüküyor.
Translate from Turkish to English

Tom bir zamanlar Mary'ye çılgınca âşıktı.
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca.
Translate from Turkish to English

O sadece çılgınca.
Translate from Turkish to English

Çılgınca görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom çılgınca mücadele etti.
Translate from Turkish to English

Tom çılgınca güldü.
Translate from Turkish to English

Asla çılgınca bir şey yapmam.
Translate from Turkish to English

Bu çok çılgınca.
Translate from Turkish to English

Sadece çılgınca bir şey yapmanı istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bunun çılgınca olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Son zamanlarda yaptığın en çılgınca şey nedir?
Translate from Turkish to English

Oh, bu çılgınca.
Translate from Turkish to English

Bu şimdiye kadar duyduğum en çılgınca şey.
Translate from Turkish to English

Çılgınca gelebilir ama sanırım geri dönüp tekrar yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Şimdiye kadar yaptığın en çılgınca şey nedir?
Translate from Turkish to English

Öyle çılgınca bir şey yaparsan, sana gülerler.
Translate from Turkish to English

Tom hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.
Translate from Turkish to English

Çılgınca bir şey yapalım.
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca bir fikir.
Translate from Turkish to English

Çılgınca bir şey yapmayın.
Translate from Turkish to English

O bana çılgınca görünüyor.
Translate from Turkish to English

Bundan daha çılgınca şeyler yaptım.
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca iyimser.
Translate from Turkish to English

Bunun çılgınca göründüğünü biliyorum ama bu doğru.
Translate from Turkish to English

Ben onun çılgınca göründüğünü biliyorum.
Translate from Turkish to English

Onun çılgınca olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English

Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.
Translate from Turkish to English

Eğer ebeveynlerim geldiğini öğrenirse onlar çılgınca bir şey yapabilir.
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca görünüyor.
Translate from Turkish to English

O yeri çılgınca seviyorum.
Translate from Turkish to English

İnsanlar onun çılgınca olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Kalbi çılgınca çarpıyordu.
Translate from Turkish to English

Bu şimdiye kadar gördüğün en çılgınca şey.
Translate from Turkish to English

Bunun çılgınca bir fikir olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Neden Tom bu kadar çılgınca davranıyor?
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca! Biz yakalanabiliriz.
Translate from Turkish to English

O, o çılgınca fikri nereden aldı?
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca geliyor, biliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom çılgınca bağırmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Bu çılgınca bir duyguydu.
Translate from Turkish to English

Bu, sandığınız kadar çılgınca değil.
Translate from Turkish to English

Tom telefonunda çılgınca mesaj atıyor.

Bir işletmeyi çalıştırmak için ne kadar çılgınca bir yol!

Tüketici fiyat endeksi çılgınca dalgalanıyor.

O çılgınca bir oyundu.

Sağlık görevlileri Tom'un hayatını kurtarmak için çılgınca çalıştı.

Onu yapmak çılgınca olurdu.

Tom hiç bu kadar çılgınca davranmadı.

O, Fadıl'ın kafasında devam eden çılgınca düşüncenin bir örneğiydi.

Fadıl ve Leyla çılgınca aşık oldular.

Ortaokuldayken Tom'a çılgınca aşık oldum.

Kulağa çılgınca geldiğini biliyorum.

Ortaokul diplomalarını aldıktan sadece iki yıl sonra, bugün genç insanlar okulda öğrendiklerinin sadece yüzde onunu biliyorlar. Bu çılgınca! Yüzde yüz için çaba göstermeliyiz.

Onun neden bu kadar çılgınca davrandığını anlamıyorum.

Çılgınca geldiğini biliyorum ama Tom'la Mary'yi flört ederken gördüm.

Çılgınca birkaç yıl oldu.

Tom neden böyle çılgınca bir şey yaptı?

Tom çılgınca bir şey yapmayacaktır.

Tom böyle çılgınca bir şeyi nasıl yapabilir?

Sami çılgınca bir el feneri sallıyordu.

Sami, Leyla'ya çılgınca aşık.

Yaptığın en çılgınca şey nedir?

Leyla böyle çılgınca bir şeyi nasıl yapabilir?

Yaptığın en çılgınca şey neydi?

Stefan'ın hikayesi son derece çılgınca.

Tobias çılgınca şeyler yapmaya başladı.

Antonio çılgınca tepki gösterdi.

Antonio çılgınca tepki verdi.

Bu size kesinlikle çılgınca geliyor olmalı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English