Learn how to use çalı in a Turkish sentence. Over 11 hand-picked examples.
Çalı yanıyor.
Translate from Turkish to English
Çalı tomurcukları sonbahardan beri boyut olarak değişmedi.
Translate from Turkish to English
Yakında bir orman olduğu için Mary'nin bir çalı yangını planı var.
Translate from Turkish to English
Çalı budama makası ve ot biçme makinesi garajdadır.
Translate from Turkish to English
Mahallenin gençleri meşe ağaçlarının altında dallar ve çalı çırpı topluyordu.
Translate from Turkish to English
Ananas bitkisi bir çalı gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Yeterli çalı yok.
Translate from Turkish to English
Ön çimenimde düzeltilecek büyük bir çalı var.
Translate from Turkish to English
Bu çalı gitmek zorunda.
Translate from Turkish to English
Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez.
Translate from Turkish to English
Toprak sana diken ve çalı verecek, yaban otu yiyeceksin. Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin.
Translate from Turkish to English