Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çalışkan"

Learn how to use çalışkan in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O çok çalışkan.
Translate from Turkish to English

Japonya'ya gitmek istemeyi tercih etmemin sebebi onların çalışkan ve dürüst kişilikleridir.
Translate from Turkish to English

Buradaki öğrencilerin çoğunluğu çalışkan.
Translate from Turkish to English

Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor.
Translate from Turkish to English

O ikisinden daha çalışkan olanıdır.
Translate from Turkish to English

Adam akıllı ve çalışkan.
Translate from Turkish to English

Tom Bill'den daha çalışkan değil.
Translate from Turkish to English

Tom sınıfta en çalışkan öğrencidir.
Translate from Turkish to English

Tom sınıfında en çalışkan öğrencidir.
Translate from Turkish to English

O, çalışkan bir öğrenci mi?
Translate from Turkish to English

Şu kız kesinlikle çalışkan bir işçi.
Translate from Turkish to English

Bush çalışkan bir ekip kurdu.
Translate from Turkish to English

Çinliler çok çalışkan bir halktır.
Translate from Turkish to English

Ona dahi denilmez, daha doğrusu o çalışkan bir işçidir.
Translate from Turkish to English

O, senden bile daha çalışkan.
Translate from Turkish to English

Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.
Translate from Turkish to English

Kadın doktor çalışkan mı?
Translate from Turkish to English

Çalışkan bir işçi olmasına rağmen fakir kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom çalışkan.
Translate from Turkish to English

Ondan daha çalışkan değilim.
Translate from Turkish to English

Tom çok çalışkan bir öğrencidir.
Translate from Turkish to English

Sonuçta çalışkan kişi başarır.
Translate from Turkish to English

O çalışkan bir öğrenci.
Translate from Turkish to English

Tom işinde çalışkan.
Translate from Turkish to English

Tanrı, çalışkan insanlara karşılığını verir.
Translate from Turkish to English

Her zaman tıp öğrencilerinin çalışkan ve çok meşgul kişiler olduklarına inanırdım. Seninle tanışana kadar.
Translate from Turkish to English

Bildiğim kadarıyla, o çalışkan bir öğrenci.
Translate from Turkish to English

Kunduzlar çalışkan hayvanlardır.
Translate from Turkish to English

Tom çalışkan olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Çalışkan mısın?
Translate from Turkish to English

Tom çok çalışkan değil.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça çalışkan.
Translate from Turkish to English

Tom gruptaki diğer herkes kadar çalışkan.
Translate from Turkish to English

Tom çok çalışkan.
Translate from Turkish to English

Çalışkan kişi hayatta başarılı olacaktır.
Translate from Turkish to English

Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.
Translate from Turkish to English

Burada öğrencilerin çoğu çalışkan.
Translate from Turkish to English

Bütün sınıfım çalışkan.
Translate from Turkish to English

Çalışkan olmadan başarılı olamazsın.
Translate from Turkish to English

O, zeki olmasa da çalışkan bir işçidir.
Translate from Turkish to English

Sen çalışkan mısın?
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom çalışkan.
Translate from Turkish to English

İnsanların çalışkan olması gerektiğine inanıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben sorumlu, çalışkan ve her şeyden önce, profesyonel bir kişiyim.
Translate from Turkish to English

Onlar onun çalışkan olduğunu söylüyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom çok çalışkan biri.
Translate from Turkish to English

Tom azimli ve çalışkan.
Translate from Turkish to English

O çalışkan bir adamdır.
Translate from Turkish to English

O, herhangi biri kadar çalışkan.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse sizden daha çalışkan değil.
Translate from Turkish to English

O, sınıfında çalışkan bir çocuktur.

Sen çok çalışkan olamazsın.

George sınıfımızda en çalışkan çocuk.

Tom çalışkan ve güvenilir.

Tom akıllı ve çalışkan.

O, zeki ve çalışkan.

O çalışkan ve güvenilir.

O ondan daha az çalışkan değil.

Hayatta, çalışkan insanlar başarılı oldu.

Çalışkan bir adam uzun vadede başarılı olur.

O gerçekten çok çalışkan bir işçi.

Almanların çalışkan olduğu söyleniyor.

Tom çalışkan bir aile adamı.

Erkek kardeşim ne kadar çalışkan olduğumu öğrendi.

Tom çok azimli ve çalışkan.

Mary çok çalışkan bir kadın.

Tom çalışkan bir adamdır.

Tom çalışkan bir öğrenci değildir.

Biz çalışkan bir aileydik.

Beni sık sık iyi ve çalışkan olmam için teşvik edersin.

Beni sık sık iyi ve çalışkan olmam için cesaretlendirirsin.

Sami çok çalışkan bir bankacıydı.

Çocukların çalışkan olmaları iyidir.

Tom çalışkan bir kişidir.

Sen çok çalışkan bir işçisin.

Tom çok çalışkan değildi.

Tom gerçekten çalışkan bir işçidir.

Tom, Mary'nin çalışkan olduğunu söyledi.

Tom her zaman çalışkan bir işçiydi.

Tom eskiden olduğu kadar çalışkan değildir.

Sami çok çalışkan biri adamdı.

Tom benim kadar çalışkan değil.

Tom çalışkan, değil mi?

Tom ve Mary çalışkan.

Tom çok çalışkan, değil mi?

Mary çalışkan bir kızdır.

Tom her zamanki kadar çalışkan.

Tom, sınıfın en çalışkan öğrencisiydi.

Tom çalışkan bir adam.

Tom çok çalışkan bir insan.

Tom'un çalışkan olduğunu biliyorum.

Sınıfın en çalışkan öğrencisi o.

Sınıfındaki diğer bütün öğrencilereden daha çalışkan.

Sınıfının en çalışkan öğrencisi o.

Türkiye'nin bereketli toprakları, çalışkan insanı var. En büyük kaynak gençlerimiz.

Tom çalışkan değil, ama Mary çalışkan.

Babama çalışkan olduğumu söyle.

Sanırım titiz ve çalışkan biriyim. İşimi çok ciddiye alırım.

Biz çalışkan kızlar ve erkekleriz.

Ferhad çalışkan bir esnaftır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English