Learn how to use çam in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
Evin önünde bir çam duruyor.
Translate from Turkish to English
Çam ormanı nerede?
Translate from Turkish to English
Çam fıstığı nereden geliyor?
Translate from Turkish to English
Çam fıstığı çam kozalaklarından gelir.
Translate from Turkish to English
Sincap, bu çam fıstıkları lezzetli dedi.
Translate from Turkish to English
Bu çam fıstıkları lezzetli.
Translate from Turkish to English
Onu tost dilimleri üzerine yayın ve üstüne biraz çam fıstığı serpin.
Translate from Turkish to English
Eskiden evimin önünde büyük bir çam ağacı vardı.
Translate from Turkish to English
Çam, reçineli bir ağaçtır.
Translate from Turkish to English
O, çam ağaçlarının kokusunu sever.
Translate from Turkish to English
Uzun boylu çam ağaçları gölün etrafında bir halka yapmaktadır.
Translate from Turkish to English
Ceviz, badem, fındık, fıstık ve çam fıstığı, kuru meyvelerdir.
Translate from Turkish to English
Çam mobilyası şu anda çok popüler değil.
Translate from Turkish to English
Çam ağaçları otuz metre yüksekliğe kadar büyüyebilirler.
Translate from Turkish to English
Akdeniz ormanlarında birçok çeşit ağacımız var: meşe, çam, söğüt, dişbudak, karaağaç ve diğerleri.
Translate from Turkish to English
Sami bir çam ağacının arkasına saklandı.
Translate from Turkish to English
Çam sakızı, çoban armağanı.
Translate from Turkish to English
Kapının önünde çam yarması gibi bir adam bekliyordu.
Translate from Turkish to English
Bu ormanda çam ağaçları var.
Translate from Turkish to English
Roma'da birçok çam ağacı vardır.
Translate from Turkish to English
Bir çam diktim.
Translate from Turkish to English
Bu bir çam.
Translate from Turkish to English
Bu bir çam ağacı.
Translate from Turkish to English
Sana bir hediyem var. Çam sakızı, çoban armağanı.
Translate from Turkish to English
Dünya çam balı üretiminin %90'ından fazlası Türkiye'de yapılıyor.
Translate from Turkish to English