Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çamaşır"

Learn how to use çamaşır in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Çamaşır makinesi harika bir icattır.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.
Translate from Turkish to English

" Çamaşır makineni nasıl buluyorsun?" " O kadar kötü değil."
Translate from Turkish to English

Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.
Translate from Turkish to English

Evde bir çamaşır makinesi var mı?
Translate from Turkish to English

Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesi biraz bozuk.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesi bozuk.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinenizi nasıl buluyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Tom bugün bir sürü çamaşır yıkadı.
Translate from Turkish to English

Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.
Translate from Turkish to English

Tom çamaşır ipi olarak kullanmak için biraz ip aldı.
Translate from Turkish to English

Benim çamaşır hazır mı?
Translate from Turkish to English

Her gün çamaşır yıkarım.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkama servisiniz var mı?
Translate from Turkish to English

Pazar günleri çamaşır yıkarım.
Translate from Turkish to English

Lütfen çamaşır getirin.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesini bozdun.
Translate from Turkish to English

Annem her gün çamaşır yıkar.
Translate from Turkish to English

Bu çamaşır makinesini kullanamazsın.
Translate from Turkish to English

Onun bir otomatik çamaşır makinesi var.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesi muhteşem bir icat.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesi bir evin olmazsa olmazıdır.
Translate from Turkish to English

Bana çamaşır makinesinin nasıl kullanıldığını söyle.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkamayı neredeyse bitirmek üzereyim.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesinde bir sorun var.
Translate from Turkish to English

Mary'nin çamaşır yıkaması için Tom yardım etmeli.
Translate from Turkish to English

Bu çamaşır makinesinde bir sorun var.
Translate from Turkish to English

Tom çamaşır makinesini nasıl kullanacağını Mary'ye gösterdi.
Translate from Turkish to English

Hâlâ çamaşır makinesini onarmak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Bugün çamaşır günü.
Translate from Turkish to English

Çok fazla çamaşır suyu kullandım ve gömleğim delindi.
Translate from Turkish to English

Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları doğrudan çamaşır makinesine koydu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin bir kutu çamaşır deterjanı almasını istedi.
Translate from Turkish to English

Tom çamaşır yıkıyor.
Translate from Turkish to English

Tom elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine koydu.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesini onarıyorum.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkamak için zamanım yok.
Translate from Turkish to English

Çamaşırları çamaşır makinesinden çıkardın mı?
Translate from Turkish to English

Bir çamaşır makinesi satın almak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Çamaşır makinesini tamir ediyorum.
Translate from Turkish to English

Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Onu çamaşır makinesine at.
Translate from Turkish to English

Bugün saçını ütüleyen kız, yarın çamaşır makinesinde yıkanır.
Translate from Turkish to English

Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.
Translate from Turkish to English

Abim çamaşır mı yıkıyor?
Translate from Turkish to English

İlla bir şeyler gösterilecek, ya et ya çamaşır ya da vücut hatları görünecek.

Tom Mary'nin giysileri çamaşır ipine asmasına yardım etti.

Affedersiniz, çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana gösterir misiniz?

Affedersiniz, bana çamaşır makinesinin nasıl kullanacağımı gösterir misiniz?

Çamaşır makinesi bozuldu.

Hiç çamaşır astın mı?

Bir çamaşır makinesi aldın mı?

Yarın çamaşır günü.

O, çamaşır mandallarını bir kovada tutar.

Mary'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.

Bu, çamaşır suyu gibi kokuyor.

Tom çamaşır asıyor.

Amonyak ve çamaşır suyunu birlikte karıştırma.

Çamaşır makinesi hâlâ çalışıyor gibi görünmüyor.

Bir çamaşır sepetine ihtiyacın var mıydı?

Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.

Dışarıdan yeni yıkanmış çamaşır kokusu geliyor.

Yeni bir çamaşır makinesi aldık.

Birisi çamaşır makinesinin fişini çekti.

Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.

İstediğim tek şey bir çamaşır makinesi.

Bu çorapları çamaşır makinesine koy.

Çamaşır bekleyebilir.

Çamaşır makinesi tuhaf bir ses çıkartıyor.

Tom çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.

O çamaşır makinesini monte ediyor.

Mary çamaşır asıyor.

Onun evinde bir çamaşır makinesi var mı?

Bizim yeni bir çamaşır makinesi satın almamız gerekir.

Şimdiye kadar ilk kez balkonda çamaşır astım.

Çamaşır yıkamak benim işim.

Çamaşır yıkarken bir sorunum yok ama giysileri katlamaktan nefret ediyorum.

Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana söyler misin?

Mary çamaşırını çamaşır yıkama tahtasında elle yıkar.

Kompakt çamaşır makineleri boyutlarından dolayı pahalıdır.

Tom yüksek verimli önden yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.

Tom ve Mary yüksek verimli üstten yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.

Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.

Bu çamaşır makinesi çok enerji verimlidir.

Hiç kimse çamaşır yıkamaktan hoşlanmıyor.

Çamaşır günlük ev işidir.

Çamaşır makinesi kapalı.

Maria kendine yeni bir çamaşır makinesi almak istiyor.

Çamaşır makinem bozuldu.

Çamaşır, çamaşır makinesinde eşit olarak dağıtılmamışsa çamaşır makinesinin titremesine sebep olur ya da hareket etmesine bile neden olur.

Bu, önden yüklemeli bir çamaşır makinesidir.

Bu, üstten yüklemeli bir çamaşır makinesidir.

Çamaşır makinesi bir ev için gerekliliktir.

Evde çamaşır makinem yok ve bu yüzden çamaşır yıkamak için çamaşır odasına gitmek zorundayım.

Annem bana nasıl çamaşır yıkanacağını hiç öğretmedi.

Kotunu çamaşır makinesine atarsan senin için yıkarım.

Tom çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını bilmiyor.

Tom çamaşır kurutma makinesini açtı ve giysilerini çıkardı.

Japonya'da neredeyse her ailenin bir çamaşır makinesi var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English