Learn how to use çamur in a Turkish sentence. Over 27 hand-picked examples.
Sel bir çamur tabakası oluşturdu.
Translate from Turkish to English
Tom'un botlarında biraz çamur vardı.
Translate from Turkish to English
Çamur onun ayakkabılarına yapıştı.
Translate from Turkish to English
Tom çamur birikintisinin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English
Çamur banyosu yaptık.
Translate from Turkish to English
Tom ayakkabılarını çamur etmemek için dikkatliydi.
Translate from Turkish to English
Neden bana çamur atıyorsun şimdi?
Translate from Turkish to English
Çamur herifin tekisin sen, canın cehenneme!
Translate from Turkish to English
Çamur birikintisine basmamaya dikkat et.
Translate from Turkish to English
Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.
Translate from Turkish to English
Tom'a çamur atıyorlar.
Translate from Turkish to English
Köpek baştan ayağa çamur kaplıydı.
Translate from Turkish to English
Eğer çamur atmaya gidersen onun birazı sana yapışır.
Translate from Turkish to English
Bu, çamur kadar açıktır.
Translate from Turkish to English
Burası küçük bir çamur göleti.
Translate from Turkish to English
O, çamur kadar nettir.
Translate from Turkish to English
Bu hikaye çamur kadar nettir.
Translate from Turkish to English
Bu, çamur kadar nettir.
Translate from Turkish to English
Şiddetli yağmur yağıyor bu yüzden zemin çok çamur.
Translate from Turkish to English
Dün gece yâr hanesinde yastığım bir taş idi. Altım çamur, üstüm yağmur, yine gönlüm hoş idi.
Translate from Turkish to English
Tom kendisine çamur atıldığını söylüyor.
Translate from Turkish to English
Ekmek nemden çamur gibi olmuş.
Translate from Turkish to English
Sokakta çamur ve su birikintisi var.
Translate from Turkish to English
Birine çamur atmadan önce iyi düşün çünkü önce senin elin kirlenecek.
Translate from Turkish to English
Ali'nin yaptığı "çamur at, izi kalsın" mantığı.
Translate from Turkish to English
Hiç çamur banyosu yaptın mı?
Translate from Turkish to English
Dün Marcos'la çamur birikintilerine atladım.
Translate from Turkish to English