Learn how to use çamurlu in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
Çamurlu yol yeni ayakkabılarımı mahvetti.
Translate from Turkish to English
Onlar çamurlu.
Translate from Turkish to English
Tom çamurlu ayakkabılarını çıkardı.
Translate from Turkish to English
Tom yerde çamurlu ayak izleri gördü.
Translate from Turkish to English
Şiddetli şekilde yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.
Translate from Turkish to English
Şiddetli yağmur yağdı bu yüzden saha çamurlu.
Translate from Turkish to English
Yol çamurlu ve kaygandı.
Translate from Turkish to English
Lütfen çamurlu çizmelerinizi çıkarın.
Translate from Turkish to English
Ayakkabıların çamurlu.
Translate from Turkish to English
Zemin çamurlu.
Translate from Turkish to English
Tom'un köpeği onun yeni halısı üzerinde çamurlu pençe izleri bıraktı.
Translate from Turkish to English
Geçen araba bana çamurlu su sıçrattı.
Translate from Turkish to English
O gerçekten çamurlu.
Translate from Turkish to English
Brian'ın her yeri çamurlu. O futbol oynadı.
Translate from Turkish to English
Çamurlu yolda dengemi kaybettim.
Translate from Turkish to English
Çocuk çamurlu suda yürüdü.
Translate from Turkish to English
Ön verandada kim bu çamurlu ayak izlerini bıraktı?
Translate from Turkish to English
Yerde bazı çamurlu ayak izleri vardı.
Translate from Turkish to English
Pabuçların çamurlu.
Translate from Turkish to English
Daha önce, kaldırımda yürürken bir araba sürdü ve üzerime su sıçradı. Şuna bak! Eteğim ve ayakkabılarımın hepsi çamurlu.
Translate from Turkish to English
Benim botlarım çamurlu.
Translate from Turkish to English
Botların çok çamurlu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin ayakkabılarının çamurlu olduğunu fark etti, ancak bir şey söylemedi.
Translate from Turkish to English
Tom'un botları çamurlu.
Translate from Turkish to English
Yol çamurlu.
Translate from Turkish to English
Yerde çamurlu ayak izleri vardı.
Translate from Turkish to English