Learn how to use çaplı in a Turkish sentence. Over 14 hand-picked examples.
Deprem geniş çaplı hasara yol açtı.
Translate from Turkish to English
Hokkaido'daki şiddetli deprem geniş çaplı hasara neden oldu.
Translate from Turkish to English
Büyük çaplı aşı kampanyası sayesinde, şehirdeki insanlar kurtarıldı.
Translate from Turkish to English
Geniş çaplı bir buzdolabı satın almak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Gösteri küçük çaplı bir rezalet çıkardı.
Translate from Turkish to English
Yangın geniş çaplı hasara neden oldu.
Translate from Turkish to English
İşe giderken ufak çaplı bir trafik kazası geçirdim.
Translate from Turkish to English
Ülkenin gelmiş geçmiş en geniş çaplı hadiselerinden olan bu trajedide kurban sayısı gün geçtikça artmakta.
Translate from Turkish to English
9.11'den bu yana tüm dünyada büyük çaplı terör eylemleri vuku buldu.
Translate from Turkish to English
Olay öğrenilince herkes küçük çaplı bir şok yaşadı.
Translate from Turkish to English
Yakın çevrem buraya eklediğim bazı cümleleri görse küçük çaplı bir şok yaşar.
Translate from Turkish to English
Telefonunu bindiği takside unutunca küçük çaplı bir şok yaşadı.
Translate from Turkish to English
İsrail, Gazze'ye geniş çaplı bir saldırı başlattı.
Translate from Turkish to English
Hamas, İsrail'e karşı geniş çaplı bir operasyon başlattı.
Translate from Turkish to English