Learn how to use çeşme in a Turkish sentence. Over 22 hand-picked examples.
Genelde alışverişlerimizi Çeşme ve Yaşmar'dan yapardık.
Translate from Turkish to English
İstasyonun önünde bir çeşme vardır.
Translate from Turkish to English
İstasyonun önünde bir çeşme var.
Translate from Turkish to English
Tenis kortu yanında bir çeşme var.
Translate from Turkish to English
Kentin ortasında bir çeşme var.
Translate from Turkish to English
Çeşme çok renkli ışıklarla aydınlatılıyor.
Translate from Turkish to English
Çeşme orada.
Translate from Turkish to English
Bahçemde bir çeşme yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Asla çeşme suyu içmeyin.
Translate from Turkish to English
Genellikle maden suyu çeşme suyundan pahalıdır.
Translate from Turkish to English
Orada çeşme ve burada metro var.
Translate from Turkish to English
Kimi zaman çeşme suyu şişe suyundan daha temizdir.
Translate from Turkish to English
İki gözü iki çeşme ağlıyordu.
Translate from Turkish to English
Bu çeşme 18. yüzyılda inşa edilmiş.
Translate from Turkish to English
Garın önünde fıskiyeli çeşme var.
Translate from Turkish to English
Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
Translate from Turkish to English
Boston'da insanlar çeşme suyu içiyor mu?
Translate from Turkish to English
Ali'nin oturduğu sokakta bir kuru çeşme var.
Translate from Turkish to English
"Çeşme ilçesi hangi ile bağlıdır?" "İzmir."
Translate from Turkish to English
İstanbul'da çeşme suyu genelde içilmez.
Translate from Turkish to English
Bugün suyu akmayan çeşme, gelen tepkiler üzerine kaybolup gitmekten kurtulmuş olup, Çengelköy semtinde sütun çeşme tarzının tek örneği olarak arz-ı endam ediyor.
Translate from Turkish to English
Çeşme üstünde beş kelimelik kitabe yer almaktadır.
Translate from Turkish to English