Learn how to use çekirdek in a Turkish sentence. Over 13 hand-picked examples.
Çekirdek ailem buradayken nasıl yapabilirim?
Translate from Turkish to English
Her zaman doğruyu söylemek isterim ama çekirdek ailemin üzülmemesini de istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum ve çekirdek ailem üzülür mü diye düşündüm.
Translate from Turkish to English
Çekirdek aile genç bir önyargıdır; aslında, aileler sadece göreli zenginliğin son 50 ya da 60 yılı içinde birkaç yakın üyenin etrafında inşa edilmiştir.
Translate from Turkish to English
Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.
Translate from Turkish to English
Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.
Translate from Turkish to English
Bir kuyruklu yıldızın çekirdek denilen ayrı bir merkezi vardır.
Translate from Turkish to English
Ali filmi izlerken çekirdek çitledi.
Translate from Turkish to English
Çok çekirdek yediğim için dudağım kabardı.
Translate from Turkish to English
Çok tuzlu çekirdek yersen dudağın kabarır tabii ki.
Translate from Turkish to English
200 gram koyu kavrulmuş Tanzanya çekirdek kahve lütfen.
Translate from Turkish to English
Bir incirin içinde binden fazla çekirdek olabilir.
Translate from Turkish to English
Çekirdek çıtlatmayı severim.
Translate from Turkish to English