Learn how to use çete in a Turkish sentence. Over 45 hand-picked examples.
Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.
Translate from Turkish to English
Tom kendi çete üyeleri tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Biri çete üyelerini polise ihbar etti.
Translate from Turkish to English
Çete bir soygun planlıyordu.
Translate from Turkish to English
Lander ayaklanmanın ve çete davranışının yoksulluğun ve kötü ekonomik koşulların bir sonucu olduklarını varsayıyor.
Translate from Turkish to English
Onlar çete olduğumuzu düşünüyorlar.
Translate from Turkish to English
Çete, Tom adında acımasız bir suçlu tarafından yönetiliyor.
Translate from Turkish to English
Tom bir motosikletli çete üyesine benziyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bir çete üyesidir. Ondan uzak durmalısın.
Translate from Turkish to English
Bu filmde onların her ikisi de kötü çete liderleri canlandıracak.
Translate from Turkish to English
O şiddetli bir çete ile bir çatışmada yer aldı.
Translate from Turkish to English
Tom'un çete üyelerinin tümü sonunda tutuklandı.
Translate from Turkish to English
Çete lideri Tom tüm rakip çetelere topyekün savaş ilan etti.
Translate from Turkish to English
Tom yerel bir çete tarafından kaçırıldı.
Translate from Turkish to English
Çete temel olarak uyuşturucu satıcıları ve tehlikeli eski hükümlülerden oluşur.
Translate from Turkish to English
Çete 100.000 dolar fidye için Tom'u serbest bırakmayı kabul etti.
Translate from Turkish to English
Çete, terk edilmiş bir binada kendi üslerinini kurdu.
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşi rakip bir çete tarafından öldürüldükten sonra, Tom intikam planladı.
Translate from Turkish to English
Çete şehir çöplüğünde bir araya geldi.
Translate from Turkish to English
Gangasterler bir rakip çete liderini öldürmek için planları gereği onun içeri girmesine izin verdiler.
Translate from Turkish to English
Bu cadde üzerinde sert çocuklar oluşan bir çete var.
Translate from Turkish to English
Çete onu yere yıktı ve saatini çaldı.
Translate from Turkish to English
Çete, Fadıl'ın ailesi oldu.
Translate from Turkish to English
O bir çete tarafından dövüldü.
Translate from Turkish to English
Ben bir çete tarafından dövüldüm.
Translate from Turkish to English
Dikkatli ol. Sokaklarda dolaşan çete üyeleri var.
Translate from Turkish to English
Bir çete tarafından dövüldü.
Translate from Turkish to English
Tom bir çete tarafından dövüldü.
Translate from Turkish to English
Bu mahallede çok sayıda çete üyesi var.
Translate from Turkish to English
Büyük büyükbabam bir çete lideriydi.
Translate from Turkish to English
Onların çete renkleri mordur.
Translate from Turkish to English
Tom bir çete üyesiydi.
Translate from Turkish to English
Tom bir çete üyesi değil.
Translate from Turkish to English
Sami artık bir çete üyesi değil.
Translate from Turkish to English
Çete, Sami'nin ailesi oldu.
Translate from Turkish to English
Sami eve iki çete üyesi getirdi.
Translate from Turkish to English
Sami çalıntı arabayı bir çete üyesine sattı.
Translate from Turkish to English
Oğlun bir çete üyesi.
Translate from Turkish to English
Tom bir çete üyesi, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom artık çete üyesi değil.
Translate from Turkish to English
Sami İslam'a geçmeden önce eski bir çete üyesiydi.
Translate from Turkish to English
Tom bir çete üyesi.
Translate from Turkish to English
Kendi çete üyeleri tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Tehlike geçince çete Viyana'ya geri taşındı.
Translate from Turkish to English
Çete üyeleri dinlemeye takılmamak için telefonda şifreli konuşmuşlar.